| Afrika'daki yeni bir ülkeye sürülerek. Lanet, haritaya bakmak zorunda kaldım. | Open Subtitles | منفى الى بلد جديد فى افريقيا كان على البحث عنه فى الخريطة لاعرفه |
| Hayır, devlet bir çocuğu sizden alıp her iki ebeveynin de izni olmadan başka bir ülkeye götürülmesine izin vermez. | Open Subtitles | لا , الحكومة لن تتركك تأخذ الطفل الى بلد اخر دون موافقة والديه |
| Uçağı suçlu iadesi olmayan bir ülkeye kaçırabilirdin. | Open Subtitles | كنت تستطيع خطف الطيارة الى بلد لا يسلم المجرمين |
| Tamamen yabancı bir ülkeye taşınmayı hayal edebiliyor musun yani senin yavrunun daha fazla fırsatları olacak diye. | Open Subtitles | هل تستطيعون تخيل الانتقال الى بلد غريب عنك تماماً لتحصل ذريتك فقط على فرص احسن |
| Annemin ölümünden sonra başka bir ülkeye kaçıverdin. | Open Subtitles | ! لقد هربتي الى بلد لعينة اخرى بعد موت امي |
| Birisi başka bir ülkeye gider, ve şöyle der, "Bu insanlar ne kadar göz alıcı, kullandıkları aletler ne kadar ilginç, kültürleri ne kadar ilgi çekici" | TED | عندما يذهب شخص ما .. الى بلد جديد يقول " كم هم رائع هذا الشعب .. كم هي مثيرة للفضول الادوات التي يستخدمونها .. كم هي مثيرة للفضول ثقافتهم " |
| Bir ülkeden başka bir ülkeye seyahat edip duruyordum. | TED | كنت اسافر من بلد الى بلد. |
| Damien'in tacirlik yaptığını söylediğin büyükelçiye bakarsak çok soğuk ve çok uzak bir ülkeye sürgün edildiğine eminim. | Open Subtitles | وبعد ان أخبرته ان (ديميان) يتاجر بالمخدرات أنا متأكد أنه نفاه الى بلد بارد بعيد , أتعلم من أيضاً |
| Beni yabancı bir ülkeye getirdin. | Open Subtitles | أحضرتني مع الى بلد غريبة |
| Beni yabancı bir ülkeye getirdin, | Open Subtitles | أحضرتني مع الى بلد غريبة |
| Lucky Luciano, sürgünde yedi ay geçirdikten sonra gizlice İtalya'dan mafya için güvenli bölge olan ve Amerika'dan sadece 90 mil uzakta bir ülkeye gitti: | Open Subtitles | بعد سبعة أشهر في المنفى لوتشيانو) يغادر ايطاليا في السر) ويتوجه الى بلد |