| - Onu buradan çıkarmam gerekiyor. - Hayır, bunu yapmayacaksın. | Open Subtitles | يجب عليّ أن أخرجه من هنا لا، انت لن تفعل هذا |
| O silahla bir çılgınlık yapmayacaksın ya? | Open Subtitles | انت لن تفعل اى شئ متهور بهذا المسدس أليس كذلك؟ |
| - Burada yapmayacaksın burada olmaz. | Open Subtitles | انت لن تفعل ذلك هنا , ليس هنا ليس لدى خيار اخر |
| Bırak onu! Bu adam için, hiç bir şey yapmayacaksın. | Open Subtitles | توقف, انت لن تفعل شيئاً لذلك الرجل |
| - Raju, ona hiç bir şey yapmayacaksın. | Open Subtitles | سأجعله ينام هنا للابد = انت لن تفعل له شيئـاً = |
| - Bunu yapmayacaksın. - O benim yüzümden burada. | Open Subtitles | انت لن تفعل هذا إنها هنا بسببى |
| Düşündüğüm şeyi yapmayacaksın, değil mi? | Open Subtitles | انت لن تفعل ما اظنك ستفعله ؟ |