| burnunu ve yüzüğünü. | Open Subtitles | كيف هو انفها وخاتمها اني تقول انه مرصع بالزمرد |
| Dediğim gibi onun kahrolası burnunu keserim. | Open Subtitles | لأنى اخبرك الان انا سوف اقطع انفها اللعين |
| burnu iki yerinden kırılmış. Ameliyat gerek. | Open Subtitles | لقد كسر انفها في مكانين، والان تحتاج لجراحة |
| burnu en az 48 saat öncesinde kırılmış. | Open Subtitles | انفها كان مكسورا على الأقل قبل 48 ساعة |
| burnuna bir yiyecek koyardım ama orada öylece beş dakika falan otururdu. | Open Subtitles | وضعتُ دواءً على انفها فجلستْ فحسب لحوالي خمسة دقائق |
| küçük burnunun üzerinde lastik topları dengede tutamaz. | Open Subtitles | و لا تستطيع وضع الكرات المطاطية على انفها الصغير |
| Sadece diyorum ki Porsche'nin parasını burun estetiğine harcamalıymış. | Open Subtitles | فقط أقول ، ربما قامت بإنفاق مال سيارة البورش على اصلاح انفها |
| Dediğim gibi onun kahrolası burnunu keserim. | Open Subtitles | لأنى اخبرك الان انا سوف اقطع انفها اللعين |
| Hatırladığım kadarıyla, hep başkalarının işine burnunu sokardı. | Open Subtitles | على ما اذكر، كانت دائماً تحشر انفها بشؤون الآخرين |
| Halıya işiyor, burnunu sıkıyorum- | Open Subtitles | تتغوط على السجاده , احشر انفها فيه |
| Zaten burnunu sokmadığı yer de yoktur. | Open Subtitles | بلا شك ,فسوف تدس انفها فى كل مكان. |
| Üstüne vazife olmayan şeylere burnunu sokup duruyordu hep. | Open Subtitles | ...لقد كانت تدس انفها في أي شئ لا يخصها لسنوات .. |
| Seksi bir şeydi, burnu hafif kalkıktı. | Open Subtitles | مثيرة نوعا ما, انفها مستدق قليلاً |
| Doktor, yeğenimin sürekli burnu akıyor. | Open Subtitles | يا دكتور ابنة اختي انفها ينزف طوال الوق |
| Sorun burnu kalbi değil. | Open Subtitles | انفها السيء، وليس قلبها |
| - gercektende. - gercektende. sunun burnuna bir bakin ayni benimkine benziyor! | Open Subtitles | انظر الى انفها الحاد,انه يشبة انفى |
| - saatlik yolculuk ve annesinin burnuna birşey kaçmış. | Open Subtitles | ..خمس ساعات على الطريق لنجد في النهاية,ان امك ازالت اللحمية من انفها... |
| Ama bu Sammy'nin yüzüğünü burnuna sokmasıyla ilgili değilmiş. | Open Subtitles | (وهذ ليس لانها مستاءة من (سامى لوضعه خاتمها فى انفها |
| Tırnaklarından ve burnunun yanından örnekler aldın. | Open Subtitles | لقد وجدت قطعة من الكريستال عند انفها وبعض القاذورات تحت اظفرها |
| Peruğunu çıkartıp burnunun ortasına patlatacağım. | Open Subtitles | سافصخ باروكتها المغشوشة وأضربها مع انفها |
| Ama kızımın mükemmel burnunun kırılmasından ve artık benimle konuşmamasından sorumlu. | Open Subtitles | ولكنه مسؤول عن كسر انفها وكان سبباً في امتناعها عن الحديث معي |
| Otopsi raporu, burun deliklerinde bulunan çamur yüzünden boğulduğunu yazıyor. | Open Subtitles | تقرير روبرسون يقول أن ليزي اختنقت في الحديقة بسبب طين كان موجودا في تجويف انفها |
| Derideki kimyasal hasar burun deliklerinde de var. | Open Subtitles | نفس الضرر الكيميائى للجلد موجود ايضا حول انفها |