| Gelecek sefere işten eve gelip... herkesten nefret ettiğini söylediğinde... beni arama, çünkü zavallısın. | Open Subtitles | المرة القادمة التي تحضر فيها الي البيت من العمل و تريد ان تشتكي من انك تكره كل شخص لا تبحث عني لأنك تعيس |
| Bayan Broderick'le ilgili her şeyden nefret ettiğini biliyorum. | Open Subtitles | اسمع,أنا أعلم انك تكره كل شيء عن مسز برودريك |
| Ooo,Bu isimden bu kadar nefret ettiğini bilmiyordum. | Open Subtitles | أوه، آسفه جدا أنالم يكن عندى فكره انك تكره اسمك كثيرا |
| Vaaz vermemden nefret ettiğinizi biliyorum. | Open Subtitles | اعلم انك تكره مواعظي. |
| Bir çevreciye göre köpek balıklarından bayağı nefret ediyorsun. | Open Subtitles | لقد جاء إلى هنا أعلم انك تكره اسماك القرش |
| Aşk çok garip bir şey çünkü birisini gerçekten seviyorsanız aynı zamanda, bir noktada o kişiden nefret ediyorsunuzdur. | Open Subtitles | الحب الحب شيء غريب لانك لو تحب شخص ما حقاً اعتقد انك تكره في نفس الوقت |
| Bu bölünmeden benim kadar nefret ettiğini biliyorum. | Open Subtitles | انا اعرف انك تكره الانقسام بالقدر ذاته الذي اكرهه |
| Cadılar Bayramından nefret ettiğini biliyorum ama ikimize harika kostümler alacağım. | Open Subtitles | اعرف انك تكره الهالوين لكني ساشتري ازياء رائعة |
| Hayaletlerden nefret ettiğini biliyorum ama bu sefer durum farklı. | Open Subtitles | ..عرفت انك تكره الاشباح,لكن هذه حالة مختلفة |
| Arkadaşlarımdan nefret ettiğini buraya gelmelerine bir saat kala mı söylüyorsun yani? | Open Subtitles | اذا انت تخبرني انك تكره اصدقائي قبل ساعة من الوقت المفترض ان يدخلوا الى منزلنا |
| Kaç kez izcilikten nefret ettiğini söylediğini, ne kadar sıkıldığını anlat. | Open Subtitles | تحدث عن عدد المرات التي قلت فيها انك تكره الكشافة كيف تعبت ذلك |
| Bunu gündeme getirmekten nefret ettiğini sanmıyorum. | Open Subtitles | انا لا اعتقد انك تكره القيام بذلك على الاطلاق |
| Annene benzeyen biriyle evlenirsin ve sonra annenden nefret ettiğini hatırlarsın | Open Subtitles | تتزوج واحدة كأمك ثم تتذكر انك تكره أمك |
| Peki bizle beraber olmaktan nefret ettiğini nasıl söylersin? | Open Subtitles | وكيف تقول انك تكره قضاء الوقت معنا ؟ |
| Ellerini kirletmekten nefret ettiğini biliyorum. | Open Subtitles | انا اعلم انك تكره ان تقاتل من هو دونك |
| Son sözleri hep benim söylememden nefret ettiğini biliyorum. | Open Subtitles | أعرف انك تكره ان أقول الكلمة الأخيره |
| Soylulardan nefret ettiğini sanıyordum. | Open Subtitles | لقد إعتقدت انك تكره النبلاء |
| Vaaz vermemden nefret ettiğinizi biliyorum. | Open Subtitles | اعلم انك تكره مواعظي. |
| Her şeyden, herkesten nefret ediyorsun. | Open Subtitles | اقصد انه من الواضح ...انك تكره كل شيء وكل الناس |
| Eminim alışverişten nefret ediyorsunuzdur, Bay Simmons. | Open Subtitles | انا اراهن انك تكره التسوق سيد سيمسون |