| Bana değersiz görünüyor. Ve bu, Sanki,videolar gibi, anlıyor musun? | Open Subtitles | غير ثمين لدي انه مثل فيديو , هل تعرف قصدي؟ |
| Sanki duraklat düğmesine basıp benim başladığım işi bitirmemi beklemek gibi? | Open Subtitles | انه مثل ضغط على زر الايقاف المتؤقت حتى ارجع واكمل مابدات,جيد؟ |
| Güzel olan sisti Sanki aslında, tamamen altın ve gümüşten. | Open Subtitles | انه مثل الضباب ما هو جميل, انت تعلم كله ذهبي وفضي |
| Ekstra şeyleri olsa da boktan motoru olan fiyakalı arabaya benziyor. | Open Subtitles | حتى مع كل هذا الهراء انه مثل سيارة فخمة بمحرك سيء |
| Dev bir küvet gibidir. Tek yapman gereken tıkacı çekmektir. | Open Subtitles | انه مثل حمام هائل كل ما علينا هو سحب السدادة |
| Okyanusun "hayalet uçağı" gibi bir şey yani bu. | TED | انه مثل قاذفة القنابل المتسللة لكن في البحر |
| Havada uçuşan mermiler kar fırtınası gibiydi. | Open Subtitles | انه مثل عاصفة ثلجية كلهم يطلقون الرصاص في الهواء |
| Sanki bir halat çekme oyununda falan, ortadaki adam gibiyim sizin aranızda. | Open Subtitles | انه مثل أني وسيط في لعبة شد الحبل بينكم يا رفاق. |
| Annemle babamı aradım ve Sanki orada gibiydiler. | Open Subtitles | ليس هناك مشكلة, اتصلت بوالدي, و انه مثل انهم كانوا هناك. |
| Bilmiyorum. Yani, Sanki başka bir gezegenden benim aptal hissettem için gönderilen biri gibi. | Open Subtitles | انا لا اعرف انه مثل الكائنات الفضائية التى اتت من كوكب اخر يجعلنى اشعر بالغباء |
| Hiç. Bu Sanki bir kabus. Hayır, bundan daha ötesi. | Open Subtitles | لا انه أكبر من ذلك انه مثل عقاب من الله أو شيء ما |
| Bu Sanki bir kabus. Hayır, bundan daha ötesi. | Open Subtitles | لا انه أكبر من ذلك انه مثل عقاب من الله أو شيء ما |
| Evet, Jonah Sanki çocuk masumiyetine vurgu yapıyor. | Open Subtitles | نعم , انه مثل جونا ينقر علي الطفوله البريئه |
| Sanki hep istediğim spor arabayı sonunda almışım ama vitesi kullanmayı unutmuşum gibi. | Open Subtitles | انه مثل حصولي على السيارة التي اريدها اخيرا ولكني نسيت كيف اسوقها |
| Bir elbise alıp, etiketini çıkartmamaya benziyor. | Open Subtitles | انه مثل شراء رداء والابقاء على لصقة المصنع |
| Hayır, sondaya benziyor. Aslında ona ne diyeceğimizi tam olarak bilmiyoruz. | Open Subtitles | لا ، انه مثل المسبار ونحن في الواقع لا نعرف ماذا نسميه |
| - Nasıl söyler ki? Bu bebek sahibi olmak gibidir. En son erkek öğrenir. | Open Subtitles | انه مثل انجاب طفل ، الرجل دائما اخر من يعلم |
| O yılan gibidir. Gözlerine bak, o seni arkadan vurmuş olur. | Open Subtitles | انه مثل الأفعى ، إذا نظرت فى عينيه سينال منك من الخلف |
| Tıpkı Beatles'ın White Album'ünü ilk kez dinlemek gibi bir şey. | Open Subtitles | انه مثل ألاستماع الى البيتلز ألبوم أبيض للمرة الأولى |
| Adam 10 kat düştü. Maymunlar cehennemi gibiydi. | Open Subtitles | الشخص سقط 10 ادوار انه مثل فيلم كوكب القرود |
| Tıpkı taşrada olduğu gibi bütün büyük şehirlerden uzakta. | Open Subtitles | انه مثل ذاك الذي خارج المدينة بعيدًا عن جميع المدن الكبيرة |
| O şey gibi oldu hayatımdaki harika erkek. | Open Subtitles | انه مثل... هذا الرجل العظيم في حياتي، وانه ترك. |
| Rüyada olmak gibi. Hareket etmek istiyorsun ama edemiyorsun. | Open Subtitles | انه مثل حلمٍ تريد ان تتنقل فيه ولكنك لا تستطيع |