| Sharona, adam bu gece eve geliyor. Onunla konuşmalıyım. | Open Subtitles | شارونا هذا الرجل يعود الليلة ويجب ان اتكلم معه |
| Sanırım çatıdan düşen işçiyle konuşmalıyım. | Open Subtitles | اعتقد يجب ان اتكلم مع الرجل الذي سقط من السقف |
| Bütün gece konuşamam Biz delegeler için bir kokteyl parti var. | Open Subtitles | لا يمكنني ان اتكلم كثيرا لدينا حفلة مختلطة للتفاوض |
| Ben dostunum. Sana karşı açık konuşabilirim. | Open Subtitles | أَشْعرُ اننى استطيع ان اتكلم معك بصراحة. |
| Bay Papale! Sizinle biraz konuşabilir miyim lütfen? | Open Subtitles | مستر بابالي ايمكننى ان اتكلم معك لدقيقة , ارجوك؟ |
| Birkaç dakika bu yeni geliş hakkında konuşmak istiyorum, ...şu Meksikalı Santiago Munez, ...restorana girerken çok yakışlı görünüyor. | Open Subtitles | اريد ان اتكلم لثانية عن الواصل الجديد المكسيكي , سانتياغو ميونس الذي رايناه يدخل هذا المطعم وهو وسيم جدا |
| Ama, Filby, seninle konuşmam lazım! | Open Subtitles | و لكن يا فيلبى نا احتاج ان اتكلم معك |
| Neyse, Meksika'dan döndüm. Ve seninle konuşmam gerekiyor. | Open Subtitles | على كل حال,لقد عدت من المكسيك و احتاج ان اتكلم معك |
| Evet, ortaklarımla konuşmalıyım. | Open Subtitles | نعم ، يجب علي ان اتكلم مع شركائي في التمويل |
| Bu meseleyi İdare Konseyi ile konuşmalıyım. | Open Subtitles | لابد ان اتكلم مع المجلس الحاكم عن هذا الشأن |
| Boyunluğu çıkarın, polisle konuşmalıyım. | Open Subtitles | ابعدي هذا الطوق عني اريد ان اتكلم مع الشرطة. |
| Onunla mı konuşmalıyım yoksa birlikte sahnede oturacak mıyız?" | TED | هل ينبغي علي ان اتكلم معه أو نجلس معاً على المسرح؟" |
| Şu an bu konuda konuşamam. Başım ağrıyor | Open Subtitles | لا يمكنني ان اتكلم عن هذا الآن عندي صداع |
| Bu konuda daha seninle konuşamam, ama sana bir şey olmayacağını biliyorum. | Open Subtitles | انا استطيع ان اتكلم معك عنها الان ولكن انا اعرف انك ستكون على مايرام |
| Burada değil. Sadece seni Jake' den uzaklaştırmak istedim Böylece bende biraz onunla konuşabilirim. | Open Subtitles | هو ليس هنا لقد اردت ابعادك عن جاك حتى استطيع ان اتكلم معه |
| Bana serbest. Seninle konuşabilirim. Ama sen benimle konuşamazsın. | Open Subtitles | استطيع ان افعل ذالك استطيع ان اتكلم وانت لا يمكنك ان تتكلم معي |
| Bay Papale! Sizinle biraz konuşabilir miyim lütfen? | Open Subtitles | مستر بابالي ايمكننى ان اتكلم معك لدقيقة , ارجوك؟ |
| - Onunla biraz konuşabilir miyim acaba? | Open Subtitles | ـ أيمكنني ان اتكلم مع هذا الرجل لثانية؟ |
| - Herkes hata yapabilir. - Seninle konuşmak istiyorum. | Open Subtitles | أي شخص يمكن ان يرتكب خطأ صغير حتى انت اريد ان اتكلم معك جودي |
| Sizinle 1 8 Nisan akşamı ve Mill'deki tecavüzle ilgili konuşmak istiyorum. | Open Subtitles | ارغب ان اتكلم معك حول لليلة الثامن من ابريل والاغتصاب الذي حدث في الطاحونة. |
| "Ve bu akşam seninle gerçekten konuşmam lazım." | Open Subtitles | و انا احتاج فعلاً ان اتكلم معكِ الليلة |
| Ancak Scarlett'le konuşmam gerekiyor. Birkaç saniye müsaade eder misiniz? | Open Subtitles | لكن يجب ان اتكلم مع سكارليت هل ممكن ان استعيرها لثواني؟ |