| Pek anlam veremiyorum ve anlıyormuş gibi de yapmayacağım. Genetikçilerin çoğunun da anlamadığına, yalnızca sayı verebildiklerine eminim. | TED | انا لا أفهم هذا ’ولا اتظاهر بفهمه واعتقد ان معظم علماء الوراثة لا يفهمونه ايضاً لكنهم يُقدمون الارقام, |
| Kanıtlar adalıların çoğunun fırtınanın ilk gecesini kasaba binası bodrumunda geçirdiklerini gösteriyor. | Open Subtitles | الادله تشير الى ان معظم سكان الجزيره قضوا اول ليلة في العاصفه هنا في سرداب دار البلديه |
| Güney Virginia'daki otobanların çoğu Virginia Kumsalı'na çıkar. Bu yoldan geçenlerin çoğunun donanmadan olması mantıklı. Truly'nin sicilini bul. | Open Subtitles | ان معظم الطرق المؤدية الى فرجينيا أو وسـطها أو آخرها تؤدي إلى قواعد للبحرية |
| Ama baş belalarının çoğunun göçmenler olduğunu kabul etmeniz güzel. | Open Subtitles | وانت تقرين ان معظم المشاغبين هم من المهاجرين |
| Dokuların çoğunun parçalanmasının sebebi leş yiyen hayvanlar. | Open Subtitles | الحيوانات نهشته وهذا سبب في ان معظم انسجته غير موجوده. |
| İşte bu çok ilginç çünkü setteyken ekibin çoğunun koşu ayakkabısı giydiğini fark etmiştim. | Open Subtitles | حسناً , هذا مثير للأهتمام , لانة عندما كنت فى مكان التجهيز لاحظت ان معظم الطاقم يرتدون احذية ركض |
| Belki ilişkilerimizin çoğunun sonuçlanmadığını düşünüyoruzdur. Ve bu yüzden yarım kalmış hissediyoruz. | TED | ربما نشعر ان معظم علاقاتنا لم " تُختم بعد " - تُغلق - ونشعر اننا لم ننتهي بعد |
| Bunu öğrendiğimizde bizimki de değişti. Bali'deki plastik torbaların çoğunun önce kanalizasyonlara, sonra nehirlere, sonra da okyanusa döküldüğünü öğrendik. | TED | اذ انه غير نظرتنا أيضاً، حين علمنا عن حقيقة الأمر. عندما علمنا ان معظم الأكياس البلاستيكية في بالي ينتهي بها المطاف في المجاري ومن ثم في الأنهار واخيراً في المحيط. |