| Yılın bu zamanında benim için anlamlı olan bir şarkı ile başlıyorum. | Open Subtitles | اريد ان ابدأ بأغنية تعني الكثير لي في هذا الوقت من العام |
| Bu bana çocukluğumdan bir şarkıyı hatırlatıyor. "Dünyaya şarkı Söylemeyi Öğretmek İstiyorum", o da listelerde bir numara olmuştu. | TED | وهي تذكرني بأغنية أتذكرها منذ طفولتي، " أرغب بتعليم الغناء للعالم ،" كانت الأغنية الأولى أيضاً في قائمة البوب. |
| Aşık olduğum ilk erkeğe yazdığım şarkıyla başlamak istiyorum. | Open Subtitles | أنا أريد أن أبدأ بأغنية كتبتها لأول رجل أحببته |
| 1400 yıldır dünyanın her yerindeki Müslümanların söyledikleri bir şarkıyla. | Open Subtitles | وهم ينشدون بأغنية ينشدها المسلمون فى أنحاء العالم |
| - Kovboy şarkısı. | Open Subtitles | أخبرت الفرقة أنك سوف تبدأين بأغنية رعاة البقر. |
| Ve bir sonraki şovu filmden bir şarkısıyla açmasını istiyorum. | Open Subtitles | وأنا أريدها أن تفتح الحلقة القادمة من البرنامج بأغنية من الفيلم |
| Gülen şarkılar ve neşeli danslarla. | Open Subtitles | بأغنية ضاحكة و رقصة مرحة |
| Bir daha kanguru şarkısını çalmam. | Open Subtitles | لن ألعب بأغنية الكنجارو بعد ذلك |
| Biraz daha kasalım mı yoksa başka bir şarkıya mı geçelim? | Open Subtitles | 00 صباحاً لذا فالأمر يعود لكم يا رفاق هل تريدون أن نواصل أم نبدأ بأغنية آخرى؟ |
| Akşam eğlencesi başlamak üzere yüreğinizde şarkı varsa, bir yere kaybolmayın. | Open Subtitles | متعة المساء على وشك البدء، و لا يمكنك أن تخطئ بأغنية من قلبك. |
| hadi gidelim, aşk diyarına ne kadar güzel şarkı söylediğimi iyi bilirsin,her sabah ayrı şarkıyla uyandıracağım seni uykudan önce şarkı, hep söyleyeceğim | Open Subtitles | هي بنا ، إلى أرض الحب ؟ أنت تعرف كم أغني بشكل جيد ، سأوقظك بأغنية كل صباح وأدعكتسترسلفي النوممعأغنية، سأكون مذياعك |
| Eğer öğrenilecek bir şey varsa, yanlış yoldan gitmezsiniz... eğer kalbinizi takip ederseniz ve şarkı ile bitirirseniz. | Open Subtitles | لو كان هناك شيئ واحد نتعلمه, هو أنك لا يمكن أن ؟ تخطئ لو أتبعت قلبك و أنتهيت بأغنية. |
| Marty. Aklıma bir şarkı geldi. Alex. | Open Subtitles | مارتي، أنا أفكّر بأغنية أليكس رجاء، ليس الآن |
| Ne zaman kötü bir haber verecek olsa durumu iyi bir şarkıyla yumuşatır. | Open Subtitles | كل ماكان لديه أخبار سيئة فهو يليّن الموضوع بأغنية جميلة |
| Jenna kalan zamanı bir şarkıyla doldurur. "İyi geceler, iyi geceler." Yumuşak bir alkış. | Open Subtitles | وجينا تملأ بقية الوقت بأغنية ليلة طيبة, ليلة طيبة, تصفيق معتدل |
| Tabii Adam Bay Vargus hakkında duygulu bir aşk şarkısı söylemeye başlamazsa. | Open Subtitles | ألا اذا , بالطبع ادم يندلع بأغنية حب للسيد فارغاس |
| Dükkanda ki radyoda Kaygısız sararmış matmazel şarkısı çalıyordu.. | Open Subtitles | في المحل والراديو كان يصدح بأغنية مساء الخير ملكة الجمال |
| Andy çırılçıplak şarkısındaki Youtube başarısını Bira Pong şarkısıyla denemeye çalıştı. | Open Subtitles | حسنا, آندي حاول أن يكمل نجاح youtubeأغنيته " و أنا عارِ" على بأغنية كرة البيرة لكن ذلك لم يحصل |
| "Dream Weaver" ile başlayacağız ve sonra "Sweet Dreams" 'e geçiş yaparız ve "You Make My Dreams Come True" şarkısıyla kupayı eve getiririz. | Open Subtitles | هي أخد موضوع "الأحلام" حرفياً. سنبدأ بأغنية "دريم ويفر" بعد ذلك سنقوم بأداء "سويت دريمز" |
| Gülen şarkılar ve neşeli danslarla. | Open Subtitles | بأغنية ضاحكة و رقصة مرحة |
| "Hepimiz Sinemaya Gidelim" şarkısını mı mırıldanıyorsun? | Open Subtitles | هل تهمهم بأغنية "لنذهب جميعا إلى السينما"؟ |
| Çok etkileyici. şarkıya da eşlik edersin sanmıştım. | Open Subtitles | رائع جدا تمنيت لو أنك قلتها بأغنية |
| Ve bu durum bana eskilerden... bir şarkıyı hatırlattı. | Open Subtitles | وهذا يذكرني بأغنية مميزة من الزمن الجميل |
| Ve güzel bir şarkının zor bir işi kolaylaştıracağını da öğrendim. | TED | وقد تعلمت أيضاً أنه بأغنية واحدة رائعة يمكن أن تُذلل صعاب العمل بسهولة |