| Önceki kıdemli ortağımız emekli olurken senin yerine beni yönetici olarak seçti. | Open Subtitles | وعندما تقاعد شريكنا الرئيسي قام بإختياري بدلاً عنك |
| Tiyatro sınıfında ayna oyununu oynamak için beni seçti bilemiyorum... | Open Subtitles | حسناً لقد قام بإختياري لكي أشاركه في لعبة الإيماء في حصةِ المسرح. وبعدها... لاأعلم |
| -Bu yüzden beni seçti | Open Subtitles | لهذا قام بإختياري |
| Gözlerindeki nefreti görebiliyorum. Ama bu varlık benim seçimim değildi. | Open Subtitles | أرى نظرة إشمئزاز في عينك لكن وجودي هنا ليس بإختياري |
| Çıkmamak benim seçimim. | Open Subtitles | لا أواعد بإختياري |
| Ve 2004'te beni seçti. | Open Subtitles | وفي عام 2004 قام بإختياري |