| mahkemede hüküm giydirme şansımın olmadığını düşündüğümü sanıyorsan bu fikirden caysan iyi edersin. | Open Subtitles | إذا كنت تعتقد بأنّني لا أملك فرصة في الحصول على اعترافٍ آخر بالمحاكمة أنا هنا لأقنعك بأن تخرج هذه الفكرة من رأسك |
| Çünkü mahkemede kazanacağımdan emin olmadan iddianame falan hazırlamıyorum. | Open Subtitles | لن أحضر قائمة بالإتهمات بدون أن اعلم أنني سوف افوز بالمحاكمة |
| Çünkü mahkemede kazanacağımdan emin olmadan iddianame falan hazırlamıyorum. | Open Subtitles | لا يهم لأنني لن أوجه اتهامات وأنا غير متأكد أنني سأفوز بالمحاكمة |
| Askeri mahkemeye çıkmak şu anda sikimde mi sanıyorsun? | Open Subtitles | هل تعتقدين حقاً أنني أبالي بالمحاكمة العسكرية الآن ؟ |
| mahkemeye çıkacağız. | Open Subtitles | لدينا موعد محدّد و سنقوم بالمحاكمة |
| Mahkemedeki davranışlarım için özür dilemek istiyorum. | Open Subtitles | اريد ان اعتذر عن تصرفاتي الطائشه بالمحاكمة السابقه |
| Mahkemedeki ihtimallerin arttı, ona şüphe yok. | Open Subtitles | إحتماليات فوزك بالمحاكمة قد إرتفعت للتو، لا شك في هذا |
| Geciktik kusura bakmayın. mahkemede takıldım da. | Open Subtitles | أسف على التأخير لقد أتشغلت بالمحاكمة |
| Müvekkiller mahkemede gün saymaktan hoşlanmazlar. | Open Subtitles | العملاء لا يخبون انتظار يومهم بالمحاكمة |
| Biliyoruz. Bu yüzden onları mahkemede kullanamıyoruz. | Open Subtitles | لهذا السبب لانستخدمهم بالمحاكمة |
| Söyleyeceğiniz... her şey mahkemede aleyhinize delil olarak kullanılabilir. | Open Subtitles | سوف يسجل ضدك بالمحاكمة |
| - mahkemede lazım olur. | Open Subtitles | سنستعملها بالمحاكمة |
| Sonra onları mahkemeye sürükleyip, para harcamalarına neden olursun. | Open Subtitles | واربطيهم بالمحاكمة وكلّفيهم المال. |