| Böyle beklentilerle gidebileceğin tek yer bir uçurum olur. | Open Subtitles | بتوقعات كهذه الشئ الوحيد الذي سيحصل لك هو السّقوط |
| Hepimiz Jüpiter'e büyük beklentilerle yaklaştık ve hepimizin ne göreceğimize dair heybetli teorileri vardı. | Open Subtitles | إقتربنا من "المشتري" بتوقعات كبيرة ونظريات طموحة عما سنراه |
| Hepimiz bazı beklentilerle gittik. | Open Subtitles | جميعنا ذهب بتوقعات معينة |
| Vaktimiz bitti ancak senden insanlar üzerinde bıraktığın beklentiler hakkında düşünmeni istiyorum. | Open Subtitles | ينفذ منا الوقت، ولكني أريدك أن تفكر.. بتوقعات حول المكان الذي وضعوك به. |
| İnsanlar bu gibi deneyimlere beklentiler ile yaklaşır. | TED | يصل الناس لهذه التجارب بتوقعات معينة. |
| Kesin beklentiler dediğimde sen şey düşünmedin dimi? | Open Subtitles | أنت لم تعتقد أنّي قصدتُ بتوقعات معيّنة |