| Seni cinayet ve silahlı soygundan yakaladık. Hâlâ şaka yapıyorsun. | Open Subtitles | أنك متهم بجريمة قتل من الدرجة الأولى وتتفوه بالنكات الغبية |
| Seni cinayet ve silahlı soygundan yakaladık. Hâlâ şaka yapıyorsun. | Open Subtitles | أنك متهم بجريمة قتل من الدرجة الأولى وتتفوه بالنكات الغبية |
| "Karısını birinci dereceden cinayetle öldürmekten suçlu bulunmuş" | Open Subtitles | مدان بجريمة قتل من الدرجة الأولى لقتل زوجته |
| 'Bir özgür adam ... başka birini cinayetle suçlar da, kanıtlayamazsa ... suçlayan ölümle yargılanır.' | Open Subtitles | اذا رجل حر إتهم آخر بجريمة قتل وأخفق ببرهان الدليل هذا الرجل يجب أن يموت |
| Onu araştırdım. İki yıl önce cinayetten hüküm giymiş. | Open Subtitles | لقد اُدين بجريمة قتل منذ عامين لقد أخبرنى بذلك |
| Horace, bir iyilik yap. Wilburn cinayeti balistik raporunu bul. | Open Subtitles | هوراس,أود منك أن تؤدي لي معروفاً هل يمكنك أن تُحضر لي تقرير المقذافية الخاص بجريمة قتل ويلبورن؟ |
| Sonuç olarak birinci dereceden cinayet şüphelisi olarak kayda geçeceksiniz. | Open Subtitles | بهذا الاستنتاج بمكن أن تتهمي بجريمة قتل من الدرجة الأولى |
| Yani aranan bir cinayet zanlısı ile çiçekler yoluyla iletişim kurduğunu itiraf ediyorsun. | Open Subtitles | هل تعترفين أنكِ كنتِ تتخاطبين مع مشتبه بجريمة قتل مطلوب للعدالة بواسطة الزهور |
| Anlaşılan, araçla işe gidenlerin çoğu, DJ'lerinin bir cinayet zanlısı olmasından haz etmiyormuş. | Open Subtitles | يبدو أن الرُكاب لا يرغبون أن يكون الدي جي مُشتبه به بجريمة قتل |
| cinayet suçlaması konusunda amcamın beni ikna etmesine izin vermemeliydim. | Open Subtitles | وانا الذي سمعت كلام عمي انا لا اتهمه بجريمة قتل |
| Tecavuz mağdurunu yanlış ithamlar ile suçlayıp cinayet zanlısı yaptı. | Open Subtitles | تقوم بأخذ ضحية إغتصاب و تتهمها بشكل خاطئ بجريمة قتل |
| Başına bir cinayet sarmayı deneyebilirler. | Open Subtitles | فربما يحاولوا ان يربطوه بجريمة قتل حول عنقه |
| İşlemediğim bir cinayetle suçlanıyorum. Nasıl olduğumu düşünüyorsun? | Open Subtitles | أنا متهم بجريمة قتل لم أرتكبها كيف تعتقد , هي أحوالي |
| Nasıl olur da biri beni cinayetle suçlayabilir? | Open Subtitles | أعني كيف من الممكن أن يقوم أحد بإتهامي بجريمة قتل ؟ حسناً , لا بد أن مشاعرك قد جرحتّ |
| Hepimiz birisi oluruz ve bunun cinayetle elimizden alınması, ve kendi irademizin dışında mevcudiyetimizin silinmesi... | Open Subtitles | كل واحد منا و ان يسلب منا ذلك بجريمة قتل إنه فقط |
| Sanık, bir cinayetten sorumlu olmaktan ve kaos yaratmaktan yargılanıyor. | Open Subtitles | المدعى عليه متهم بجريمة قتل وبإثارة الفوضى. |
| Elimizdeki delillerle seni cinayetten içeri tıkabiliriz. | Open Subtitles | بما لدينا ضدك الآن، نستطيع القضاء عليك بجريمة قتل |
| Zaten Breton birinci derecede cinayetten elimizde. | Open Subtitles | لقد اتهمناها بجريمة قتل من الدرجة الأولى |
| Ahlaki yargılara varmıyoruz, sadece cinayeti soruşturuyoruz. | Open Subtitles | لا نقيم أية أحكام أخلاقية نحقق فقط بجريمة قتل |
| Şu anda, Raymond Sites cinayetini, nükleer madde hırsızlığını, | Open Subtitles | حاليا يمكنني أن أربطك بجريمة قتل ريموند سايتس ومن ثم ، سرقة مواد نووية وبعدها ، تفجير ساحة أنجليس سكوير |
| Sakıncası yoksa neden BM'nin bir jeologun cinayetiyle ilgilendiğini söyler misin? | Open Subtitles | لمَ الأمم المتحدة مهتمة بجريمة قتل لعالم جيولوجيا؟ |
| cinayete suç ortaklığı, komplo kurmak ve adaleti engellemekten bahsediyoruz. | Open Subtitles | نحن نتحدّث عن الإشتراك بجريمة قتل والتآمر وعرقلة العدالة |
| 60lı yıllarda, Bunsen, karısının cinayetinde en önemli katil zanlısıymış. | Open Subtitles | فى الستينات، كان (بونسين) هو المشتبه الرئيسي بجريمة قتل زوجته |
| Ayrıca, annesinin ve üvey babasının cinayetinden de sorumlu tutuluyor. | Open Subtitles | تم اتهامه أيضاً بجريمة قتل والدته و زوجته |
| 7 yıl önce, karımın ve kızımın cinayetine adın karışmıştı. | Open Subtitles | مُنذ سبعة سنوات ، أنتَ تورطتَ بجريمة قتل أبنتي و زوجتي. |
| -Bu geceki cinayette bulunan bilet koçanında onun parmak izleri çıktı. | Open Subtitles | بصماتها على أرومة شيك تذكرة طيران متعلقة بجريمة قتل الليلة |