| Sen de pek temiz sayılmazsın. Neden tıraş olmadın? | Open Subtitles | وأنت لا تبدو نظيفا كذلك لماذا لم تقم بحلاقة ذقنك ؟ |
| Sonra bacaklarımı televizyondaki hanımlar gibi tıraş edeceğim. | Open Subtitles | ثم سأقوم بحلاقة قدماي مثل كل تلك السيدات في التلفاز |
| Savaşın ilk günüydü. 19 yaşındaydım ve daha tıraş olmaya bile başlamamıştım. | Open Subtitles | أول يوم من الحرب، بالكاد أبلغ التاسعة عشر من العمر،بالكاد كنت بدأت بحلاقة شعر وجهي |
| Genelde herkes payına düşen suyu bir miğferin içinde biriktirir aynı miğferin içindeki suyla traş olurdu. | Open Subtitles | فى بعض الأحيان كان الجنود يشتركون بوضع حصصهم فى واحده من خوذاتهم و يقوم كل واحد منهم بحلاقة ذقـن الـجـالـس عـلى يـسـاره |
| Kadınların saçlarını traş eder vücudun her noktasında kıymetli eşya ararlardı. | Open Subtitles | كانوا يقومون بحلاقة شعر النساء ويبحثون عن الأشياء ذات القيمة حتى فى أكثر الأماكن حساسية |
| tıraş olmadığı için mi ona güvenmedin? | Open Subtitles | إنك لا تثق به لمجرد أنه لم يقم بحلاقة ذقنه ؟ إذا .. |
| Yüzmek için bacaklarımı tıraş ediyorum ve kadın jileti daha iyi oluyor. | Open Subtitles | أقوم بحلاقة أرجلي من أجل السباحة و ماكينة الحلاقة الخاصة بالنساء تعمل بشكل أفضل |
| Tüm evi dağıttı. Bacaklarını tıraş etti, ki bunu asla yapmaz. | Open Subtitles | لقد خربت المكان كليًا، وقامت بحلاقة رجلها، وهي لا تفعل هذا قط |
| Yapma Mike. tıraş olurken bile kendimi daha derin kesiyorum. | Open Subtitles | يا مايك ، لقد جرحت نفسي بحلاقة ذقني أعمق من هذه |
| Geçen hafta bir günde iki kez tıraş etti. | Open Subtitles | الاسبوع الماضي قام بحلاقة رأسة مرتين في نفس اليوم |
| Fakülte toplantısından önce ellerin tir tir titriyordu da tıraş olmana yardım ettim. | Open Subtitles | ساعدت بحلاقة وجهك قبل اجتماع هيئة الأساتذة لأن يديك كانتَا ترتجفان |
| Film izlerken burada oturup bacaklarımı tıraş etsem bunu sinir bozucu bulabilirsin. | Open Subtitles | كما تعلم , إذا كنت أجلس هناك أقوم بحلاقة قدماي , بينما انت تقوم بمشاهدة فيلم . ستجد أن هذا مزعج |
| Rachel, Bonnie'yi kafasını tıraş etmesi için ikna etti. | Open Subtitles | و اقنعتها رايتشل بحلاقة شعرها.. |
| tıraş olurken seyredildin mi? | Open Subtitles | هل رآكِ اي شخص تقومين بحلاقة قدميك؟ |
| Bugün tıraş olmuşa da benzemiyorsunuz. | Open Subtitles | و لا يبدو بأنكَ قمتَ بحلاقة ذقنك اليوم |
| İyi ki tıraş olmuşum.. İyi yapmışım, değil mi? | Open Subtitles | أحسنت بحلاقة عانتي كانت خطوة جيدة |
| Şimdiye kadar bacaklarımı traş ettim ve 5 doları çeyreklikler halinde yuttum. | Open Subtitles | لقد قمت بحلاقة ساقاي وإبتلعت خمسة دولارات في أرباع |
| Hazırlıklar tamamlandıktan sonra, makyaj yapabilmek için yüzü traş ederiz. | Open Subtitles | وبعد التحضيرات نقوم بحلاقة الوجه قبل أن نضع المكياج |
| Ve sonra kız arkadaşımın kutusunu çaldın. -Ahbap,bekle,bekle, toplarını harbiden traş ettin mi? | Open Subtitles | و قمت بسرقة صندوق صديقتي هل قمت بحلاقة خصيتيك؟ |
| Annem jileti traş bıçağına geçirir baçaklarını traş ederdi. | Open Subtitles | لقد أعتادت أن تضع الشفرة في موس الحلاقة وتقوم بحلاقة ساقيها |
| Ne giyersen giy, umarım traş olursun | Open Subtitles | حسناً ، أيا كان ما سترتديه أتمنى حقاً أن تحظى بحلاقة |