| Bu yolculuk, bataryalarınızı kızartmış olmalı, değil mi? Zaman uygundu. | Open Subtitles | لا بد أنَّ ذلك أتعب خلايا الطاقة الخاصة بك, صحيح؟ |
| Bu binada bir sürü laboratuar olmalı. Kendi testlerimizi yapalım diyorum. | Open Subtitles | حسناً, لا بد أنَّ هذا المبنى مليئ بالمختبرات أقترح بأن نقوم بتجاربنا الخاصة |
| Çıkamıyoruz! Kapana kısıldık! Bunu iptal etme düğmesi olmalı. | Open Subtitles | لا يمكننا الخروج, نحنُ محاصرين لا بد أنَّ هناك مفتاح طوارئ, أين مكتب الأمن يا تيش؟ |
| Yaratığın salyasından kaynaklanan bir şey olmalı. | Open Subtitles | لا بد أنَّ ما يحدث معه من تأثير ذلكَ المخلوق عليه |
| Milisler bunları benden sonra yerleştirmiş olmalı. | Open Subtitles | لا بد أنَّ الميليشيا وضعت هذه بعد أن غادرت |
| Ben bayıldım. Araştırması çok keyifli olmalı. | Open Subtitles | حسنٌ، لقد أحببته أنا لا بد أنَّ إجراء الأبحاث عنه أمر مسليّ. |
| Aşağıda bir havalandırma olmalı. | Open Subtitles | لا بد أنَّ هناك نوع ما من نظام للتهوية |
| Bu şeyleri ikna etmenin bir yolu olmalı. - İhtimal dışı. - Sen onları görmedin, patron. | Open Subtitles | لا بد أنَّ هناك طريقة أخرى للتعامل مع هذه الأشياء - لا يوجد فرصة - |
| Dalek efendilerinden biri hâlen hayatta olmalı. | Open Subtitles | لا بد أنَّ واحد منهم ما زال حياً |
| Bu hayatımda duyduğum en saçma hikaye olmalı. | Open Subtitles | لا بد أنَّ هذه أسخف قصة سمعتها في حياتي |
| Avlanmak için daha iyi bir yol olmalı. | Open Subtitles | لا بد أنَّ هناك طريقة أفضل للصيد. |
| - Sonra baktığımda gitmişti. - Babasını kaçıranlar aramış olmalı. | Open Subtitles | والشيء التالي الذي أعرفه، أنَّهُ كانَ قد اختفى - لا بد أنَّ الخاطفين وصلوا إليه - |
| ! Judoonlar bloke etmiş olmalı. | Open Subtitles | لا بد أنَّ الجودوو أغلقوه |
| Nöbetçi bir şey görmüş olmalı! | Open Subtitles | لا بد أنَّ الحارس رأى شيئاً |
| Maverick, Goose'la tanıştığında böyle hissetmiş olmalı. İhtiyacı hissediyorum. | Open Subtitles | (لا بد أنَّ هكذا شعر (مافيريك) عندما قابلَ (جوس |
| Kabuğu zırhlı olmalı. | Open Subtitles | لا بد أنَّ ظهرها مدرّع |
| Senin için çok zor olmalı. | Open Subtitles | لا بد أنَّ ذلك صعب عليكِ. |
| Orası laboratuvar olmalı. | Open Subtitles | لا بد أنَّ ذلكَ هو المُختبر. |
| Veren kişi gerçekten sana önem veriyor olmalı. | Open Subtitles | -لا بد أنَّ ذلك الشخص كان يهتم بك |
| Tiffany bir şey unutmuş olmalı. | Open Subtitles | لا بد أنَّ (تيفاني) نسيت شيء |