| Yorkshire'daydım Michael'ı görecektim. telgrafını alınca döndüm. | Open Subtitles | برقيتك رفضت , أنا كنت في يوركشاير , أرى مايكل |
| telgrafını aldığımızda, gözlerime inanamamıştım. | Open Subtitles | عندما وصلتنا برقيتك لم نصدقها. |
| Evet, telgrafını aldım. Teşekkürler. Durumları nasıl? | Open Subtitles | نعم لقد وصلتني برقيتك كيف يبدون |
| Telgrafınızda ne kadar kalacağınız belirtilmemişti. | Open Subtitles | لكن برقيتك لم توضح مدة اقامتك معنا |
| Telgrafınızda 50 dolar demiştiniz. | Open Subtitles | كتبت في برقيتك 50 دولار. |
| Bu arada, amirine giden telgrafı engelledik. | Open Subtitles | نحُن لقدك إعترضنا برقيتك إلى رئيسك بالمُناسبة |
| Son telgrafını büyük bir ilgiyle okudum. | Open Subtitles | قرأت برقيتك الأخيرة بإهتمام كبير |
| telgrafını aldım. | Open Subtitles | حصلت على برقيتك. |
| Şimdi telgrafını gönder! | Open Subtitles | و الان أرسل برقيتك |
| Kendi telgrafını unuttun mu? | Open Subtitles | ,انسى برقيتك اللعينة |
| telgrafını aldım. | Open Subtitles | حصلت على برقيتك - |
| Sorumlu bir casussun. telgrafı yolla. | Open Subtitles | انت جاسوس مسؤول ارسل برقيتك |
| Ona telgrafı gösterdim. | Open Subtitles | أريته برقيتك |