| Kesinlikle. Ama onun dediğine göre aşkı yüzünden yapmış. | Open Subtitles | أجل ، بالتأكيــد لكن بالنسبة له كان بسبب الحب |
| O aşkı yüzünden dünyadan elini eteğini çekmiş durumda. | Open Subtitles | لقد إبتعد عن العالم بسبب الحب |
| Biliyorum ki aşk için ölünebilir Bayan Brochant. | Open Subtitles | أعلم أن الشخص يموت بسبب الحب ، سيدة بورشانت. |
| Kendimi aşk için öldürdüğümü söylemelerine müsaade etme. | Open Subtitles | لا تدعيهم يقولون أنّي قتلتُ نفسي بسبب الحب |
| Çocuğun aşk yüzünden bodrumdan korktuğunu söylemiştin. | Open Subtitles | ألم تقل أن الولد كان يخاف من القبو بسبب الحب ؟ |
| Buldum. aşk yüzünden, değil mi? | Open Subtitles | لقد فهمت هذا بسبب الحب,أليس كذلك؟ |
| İnsanlar aşktan sadece filmlerde ölür. | Open Subtitles | الناس يموتون بسبب الحب فقط في الأفلام |
| Yaparsan da bunu aşk için yaparsın. | Open Subtitles | وان فعلتي ذلك,فهذا سيكون بسبب الحب |
| aşk için evlenmeyebiliriz. | Open Subtitles | لا نتزوج بالضرورة بسبب الحب |
| aşk için ömrümü heba ettim. | Open Subtitles | "بسبب الحب فقدت حياتي" |
| Buldum. aşk yüzünden, değil mi? | Open Subtitles | لقد فهمت هذا بسبب الحب,أليس كذلك؟ |
| Denizkızlarına aşk yüzünden sakın gelmeyin dediğimi iletsinler diye. Duymadın mı hiç? | Open Subtitles | و أخبرتهم بأن يدعوا حوريات البحر يعرفن ، " لا تأتين أبداً إلى سيئول بسبب الحب." إلم تسمعي أبداً بذلك ؟ |
| Bu utanç verici ama... aşk yüzünden. | Open Subtitles | الأمر محرج ولكنه بسبب الحب |
| Jimmy sadece aşktan yana biraz şansız olduğu için burada, değil mi Jimmy? | Open Subtitles | جيمي)هنا فقط بسبب الحب) أليس كذلك، (جيمي)؟ |
| Gerçek aşktan bacım. | Open Subtitles | بسبب الحب الحقيقي، أختاه |