| Hizmetçisi bu sabah bulmuş onu, Steve'e telefon etmiş. | Open Subtitles | لقد اكتشفت خادمتها هذا, واتصلت بستيف هذا الصباح. |
| Çıkıp Steve Henderson'ı dışarı çağırıp, yumruklarımla ona meydan... | Open Subtitles | هذا يعني إنك تعتقدين بأن عليَ أن أتَصل بستيف هاندرسون |
| Yüca tanrım! Steve Biko'yu tepeden tırnağa biliyorum. | Open Subtitles | إلهي، يا رجل أنا على علم بكل شيء يتعلق بستيف بيكو |
| Daha önce Steve Jobs ile tanışmış mıydın? | Open Subtitles | لست أعلم إذا ما كنت قد التقيت بستيف جوبز |
| New York'ta büyük bir Halkla İlişkiler firmasında çalışan Steve Keating'i aramalısınız. | Open Subtitles | اريدك ان تتصل بستيف كيتنغ في نيويورك في قمة علاقاته العامة |
| - Siktir! Steve'i aradım mı? | Open Subtitles | اللعنة, هل قمت البارحة بالاتصال بستيف مرة أخرى؟ |
| Steve'in üzerine gitmemelisin bence. Niyeti kötü değilmiş. | Open Subtitles | يجب أن تترفقي بستيف, نيته كانت طيبة |
| Ya da insanlara Steve Jobs'un Apple'ı garajda kurduğunu hatırlatır. | Open Subtitles | "اجل , سوف يذكر الناس "بستيف جوبز يؤسس "ابل" في مرآبه |
| Ben -- Ben Steve Biko'yla ilgili bir konuda konuşacaktım. | Open Subtitles | أنها مسألة متعلقة بستيف بيكو |
| Bana Steve'i anımsatıyor. | Open Subtitles | إنه يذكرني بستيف ستيف.. |
| Ben de Steve Dawkins'i arayayım ve bu saçmalığa bir son vereyim. | Open Subtitles | و سأتصلُ (بستيف دوكينز) لأضعَ حداً لهذه التفاهات |
| Bunu nereden aldın Steve'nin kamerasını buldum. | Open Subtitles | ' من أين حصلت على هذه؟ - ' -وجدت آلة التصوير الخاصة بستيف . |
| # Ne Steve'dir adı, ne de Rex # # Ona derler Vince. # | Open Subtitles | " ليس "بستيف "ولا "دراقس" انه "فينس |
| Steve'i arıycam hemen | Open Subtitles | سأتصل بستيف حالاً |
| Steve Davis'i ara. | Open Subtitles | اتصلي بستيف ديفيس. |
| Steve Davis'i ara. | Open Subtitles | اتصلي بستيف ديفيس. |
| Steve'in BMW'si mi? Seni gebertir. | Open Subtitles | BMW) السيارة الخاصة بستيف) سوف يقتلك |
| Steve'in BMW'si mi? Seni öldürür. | Open Subtitles | BMW) السيارة الخاصة بستيف) سوف يقتلك |
| - Steve'e mi telefon etmiş? | Open Subtitles | اتصلت بستيف ؟ |