Bu işte her gün hapisteki bir bıçak kavgası gibidir ve iyi bir bıçak kavgası hoşuna gider diye düşünüyorum. | Open Subtitles | كل يوم هو محاولة مقاتل بسكين في ساحة السجن و احساسي يخبرني بأنك ستكون مقاتل جيد |
Eğer onu bir daha görürsem karnına bir bıçak saplayacağım! | Open Subtitles | إن رأيتُها مرة أخرى... سأطعنها بسكين في أحشائها |
Motor korteksleri boyunlarının arkasında kısmen de olsa açıktadır bu alana yapılacak bir bıçak darbesi, izleme cihazlarını şaşırtacaktır ama yalnızca kısa bir süreliğine. | Open Subtitles | القشرة المحركة لديهم مكشوفة جزئياً عند مؤخرة أعناقهم ولو أصبتَه بسكين في هذه المنطقة ستُربك نظام التعقب لديه ، ولكن ليس لفترة طويلة |
Bir keresinde onu bir bıçakla buldular. Kendini kesiyormuş gibi görünüyordu. | Open Subtitles | لقد عثروا عليها بسكين في مرة يبدو أنها كانت تجرح نفسها |
Bir keresinde onu bir bıçakla buldular. Kendini kesiyormuş gibi görünüyordu. | Open Subtitles | لقد عثروا عليها بسكين في مرة يبدو أنها كانت تجرح نفسها |
Bakın...olay göğsümde bir bıçakla neticelendi. | Open Subtitles | اسمعي... لقد انتهى بي الأمر بسكين في صدري |
Zavallı adamın karnında bıçak saplıydı. | Open Subtitles | طعن المسكين بسكين في بطنه |
Hani şu karnında bıçak olanı. | Open Subtitles | المطعون بسكين في جدعه؟ |
Eli bıçaklı. Lanet adamın elinde bir bıçak vardı. | Open Subtitles | بسكين في يده ذلك اللعين يحمل سكينة |
Olly... Kalbime bir bıçak sapladı. | Open Subtitles | (أولي) طعنني بسكين في قلبي |
Avucumun ortasına bir bıçakla dağlanmıştı. | Open Subtitles | قد كُتِبت بسكين في باطن يدي |
Sırtına saplanan bir bıçakla. | Open Subtitles | بسكين في ظهرِه. |
Eski bir arkadaşın Dean Albertson dün gece göğsünde bir bıçakla bulundu. | Open Subtitles | (صديقك القديم، (دين ألبيرتسون ظهر ليلة البارحة بسكين في صدره |
karnında bıçak yarası vardı. | Open Subtitles | جُرِح بسكين في معدته |