| Dosyası kabarık, ağır derecede tecavüz Ölümcül silahla adam yaralama. | Open Subtitles | سجل إجرامي طويل بما في ذلك الإغتصاب العنيف والإعتداء بسلاح قاتل |
| Fuhuş, hırsızlık, Ölümcül silahla saldırı. | Open Subtitles | الدعارة، السرقة، الاعتداء بسلاح قاتل. |
| Haraç, tutuklanmamak için polisten kaçmak Öldürücü silahla saldırı, araba hırsızlığı ikinci haraç, aşırı alkol ve taşkın hareketler... | Open Subtitles | إبتزاز , مقاومة إعتقال , إعتداء بسلاح قاتل سرقة شوارع إبتزاز رقم إثنان |
| Öldürücü silahla saldırı. | Open Subtitles | الاعتداء بسلاح قاتل |
| Birkaç yıl önce ölümcül bir silahla saldırdığı için şehir dışında görev yapmış. | Open Subtitles | قد قبض عليه لبعض الوقت في شمال الولايه بتهمة الإعتداء بسلاح قاتل قبل بضع سنوات |
| Cinayetle suçlanıyorsun ve ölümcül bir silahla saldırmak. | Open Subtitles | يتهموك بجناية واعتداء بسلاح قاتل. |
| Ölümcül silahla saldırı. Bundan da çok var. | Open Subtitles | "الاعتداء بسلاح قاتل" الكثير من هذه |
| Öldürücü silahla saldırı, kundakçılık. | Open Subtitles | الاعتداء بسلاح قاتل والحرق |
| Öldürücü silahla saldırı, kundakçılık. | Open Subtitles | الاعتداء بسلاح قاتل والحرق |
| Öldürücü silahla saldırı, kundakçılık. | Open Subtitles | الاعتداء بسلاح قاتل والحرق |
| Nancy Dalton'ın Öldürücü silahla saldırıdan sabıka kaydı var. | Open Subtitles | نانسي دالتون)، لديها واقعة من قبل) للتهديد بسلاح قاتل |
| Elsa, ölümcül bir silahla polisi öldürmeye teşebbüs ettiğini itiraf ettin. | Open Subtitles | (إلسا) ، لقد إعترفتِ بالإعتداء بسلاح قاتل على شرطي |
| Seni ölümcül bir silahla saldırmaktan tutukluyoruz. | Open Subtitles | سوف نتهمك باعتداء بسلاح قاتل |
| ölümcül bir silahla saldırı. | Open Subtitles | لأنك قمت بهجوم بسلاح قاتل |
| ölümcül bir silahla saldırı. | Open Subtitles | هجوم بسلاح قاتل. |