| Böyle bir ortamda itibarını tehlikeye atmayacaktır. | Open Subtitles | و أعلم أنه لن يقامر بسمعته في مناسبه كتلك |
| Konuşursa itibarını bitireceğini biliyor. - Koz lazım. | Open Subtitles | إنه يعلم بأنه إن تحدث . سيرمي بسمعته عرض الحائط |
| İtibarını düzeltmesine yardımı olur. | Open Subtitles | سوف يفيد ذلك في إزالة الضرر الذي حاق بسمعته |
| Niçin öyle bir yerde bütün ününü, güvenliğini, yasadışı testler için riske etsin ki? | Open Subtitles | لمَ يُخاطر بسمعته وسلامته لإجراء إختبارات غير قانونيّة في فندق رخيص؟ |
| ününü biliyordum. | Open Subtitles | علمتُ بسمعته علمتُ بأنه على الأرجح |
| Eminim ki birçoğunuz onun namını duymuşunuzdur. | Open Subtitles | أنا متأكد أن معضمكم كان على معرفه بسمعته. |
| Kibar sosyete içerisinde virtüöz ünüyle dolaşıyor ve eğer biri ona klayveye oturmasını söyleme cesaretinde bulunursa birden hasta oluyor. | Open Subtitles | إنه يعيش في المجتمع الراقي .... بسمعته كفنان .... |
| Onun ününü anlatmama gerek yok. | Open Subtitles | ولست بحاجة لأخبركم بسمعته. |
| - İnsan ünüyle yaşar. | Open Subtitles | الرجل يعيش بسمعته |