| Şuraya bak Buddha. İnsanlar, arabaları ve egzozları atmosferi kirletiyorlar. | Open Subtitles | أنظر يا باده ، هؤلاء الناس بسياراتهم التى تنفس |
| Ayrıca erkeklerin arabaları ile aralarında tuhaf bir bağ var. | Open Subtitles | لديهم ارتباط غير طبيعي بسياراتهم ذلك صحيح |
| Normalde, ...biri, arabasıyla bir şeye çarptığında yolda fren izleri oluşur. | Open Subtitles | .. بشكل طبيعي عندما يرتطمون الأشخاص الأشياء بسياراتهم ستكون هُناك علامات تزلق السيارة على الرصيف |
| Normalde, ...biri, arabasıyla bir şeye çarptığında yolda fren izleri oluşur. | Open Subtitles | .. بشكل طبيعي عندما يرتطمون الأشخاص الأشياء بسياراتهم ستكون هُناك علامات تزلق السيارة على الرصيف |
| Köprü yıkıldığı ve havaalanını köprünün diğer tarafında olduğu için birkaç vatandaş arabalarıyla köprüden atlayarak geçmeye çalışıyorlar. | Open Subtitles | بإختفاء الجسر والمطار من الجهة الأخرى للجسر عدد من المواطنون يحاولون قفز الثغرة بسياراتهم |
| Her zaman oğullarımın beni arabalarıyla alışverişe götürdüğünü hayal etmişimdir. | Open Subtitles | لطالما حلمت بأن أبنائي يأخذونني بسياراتهم للتبضع |
| Uyandığımda, arabalarına binip gitmişlerdi ben de buraya kadar yürüdüm." | Open Subtitles | عندما استعدت وعيي كانوا قد اختفوا بسياراتهم نهضت ومشيت إلى الداخل |
| Hayatım, arkadaşlarının arabaları yolu tıkamadığı sürece parti verebilirsin demiştik. | Open Subtitles | عزيزتي, قد ظننت بأننا اتفقنا بأن تخبري صديقاتك بألا يغلقن الطريق بسياراتهم |
| Otelin arabaları nereden aldığını öğren. | Open Subtitles | و أستعلم من أين يأتي الفندق بسياراتهم |
| - Herkes kendi arabasıyla mı gidecek? | Open Subtitles | -هل سيذهبون بسياراتهم ؟ |
| Audi arabalarıyla alırlardı. | Open Subtitles | لقد كانوا يصطحبونها بسياراتهم الـ "أودي" وما شابه |
| Birazdan şaşalı arabalarıyla, son moda elbiseleriyle gelirler. | Open Subtitles | بسياراتهم الفارهة وملابسهم المُصمّمة |
| - Polisler kendi arabalarına kendileri bakarlar. | Open Subtitles | -عرفت ذلك -فرجال الشرطة يهتمون بسياراتهم |