"بسيارته" - Traduction Arabe en Turc

    • arabasıyla
        
    • arabayla
        
    • arabasına
        
    • arabasında
        
    • arabasını
        
    • arabası
        
    • arabasından
        
    • ezdi
        
    • aracıyla
        
    • arabasının
        
    Evet, bu çocuk, hatırlıyorum, birkaç fahişeyi arabasıyla ezmiş ve tüm bu puanları almıştı. TED نعم، هذا الطفل، أتذكرأنه دهس بعضهم بسيارته عدة مرات وحصل على كل هذه النقاط.
    - Kötü. Gerzeğin teki arabasıyla üzerime çamur sıçrattı, elbisem mahvoldu. Open Subtitles احد الحمقى رشرش علي بسيارته عمليا اتلف ثوبي
    Şu çift tam fırtına karaya geçtiğinde adama arabayla çarpmış. Open Subtitles زوجان هنا يقولون أنه ضربهم بسيارته قبل هبوب العاصفة المائية
    Oralarda bir yerde olmalı. Çantasına bak. arabasına bak. Open Subtitles اعتقد انه يحمله في مكان ما ربما بحقيبته او بسيارته
    Evet, haklısın. Küçük parlak arabasında evde dolanıyor olabilir. Open Subtitles نعم في أثناء هذا ممكن أني يكون في بيته يعبث أو يلعب بسيارته اللامعة
    Aklını başına getirmezsem arabasını bir köprüden falan uçuracak. Open Subtitles إنه ثمل سيقفز بسيارته من فوق الجسر ما لم أقوم بتوعيته
    - Senin üzerinde bulduğun kana dayanarak cesetlerin onun arabası ile taşındığını ispatlayabiliriz. Open Subtitles أنه نقل هذه الجثث بسيارته بالارتكاز على الدم الذي وجدته
    Peter arabasıyla beni eve getirdi... ve beni öpmeye başladı. Open Subtitles وأعادني بيتر إلى المنزل بسيارته.. وبدأ يقبّلني.
    Sarhoş bir adamın, ...dün gece arabasıyla birini öldürdüğünü söylediler. Open Subtitles بان رجل، متسمم قتل شخص ما بسيارته ليل امس
    Vay vay. Süslü Alman arabasıyla gelen şehir züppesine bakın hele. Open Subtitles تأمل ساكن المدينة الذي جاء بسيارته الألمانية الفارهة
    Sen ekibindeki birine olay yerine özel arabasıyla gitmesine izin verdin, ve daha sonra, orda mükkemmel bir olay yeri aracı olmasına rağmen, o şahsi araç cinayet araştırmasının tüm kanıtlarıyla dolduruldu, çünkü siz ikinizin mesaisi bitmişti. Open Subtitles جعلت أحد أعضاء فريقك يقود إلى هنا بسيارته الخاصة لتحقيق جريمة ثم حتى لو كانت سيارة مسرح جريمة جيدة
    Bir şeyler içmeli, bir şeyler tüttürmeli... maç seyretmeli, arkadaşlarıyla takılmalı... arabayla bir tur atmalıdır. Open Subtitles يشرب شيئاً يدخن يشاهد مبارة يلعب بقدمه يتجول بسيارته
    Eli arabayla eve çarptı. Open Subtitles إيلاي اصطدم بسيارته في واجهة المنزل مباشرة
    Adamın biri kendisi Mersedes'in arka koltuğundayken onu arabayla uçurmam için beni kiraladı. Open Subtitles رجلٌ ما استأجرني بالطيران إلى هنا لأعود بسيارته المرسيدس.
    Oralarda bir yerde olmalı. Çantasına bak. arabasına bak. Open Subtitles اعتقد انه يحمله في مكان ما ربما بحقيبته او بسيارته
    Biri onları arabasına bindirse fakına bile varmazsın. Open Subtitles يمكن لشخص ما أن يختطفهم بسيارته و لن تلاحظ ذلك حتى
    Uyuşturucuyu arabasına ben yerleştirdim ve iş birliği yapması için şantaj yaptım. Open Subtitles لقد وضعت مخدرات بسيارته وابتززته حتى يتعاون، لقد كان احتيالاً
    Yardımcılarımda biri bir gece çamaşırhaneden gelirken arabasında öldürüldü. Open Subtitles زميل لي قتل بسيارته بعد عودته من المغسلة
    Hangi orospu çocuğu arabasında yedek lastik bulundurmaz ki? Open Subtitles مانوع ابن السافلة الذي لا يملك عجلة احتياطية بسيارته
    arabasını ne hâle getirdiğimi görünce yüzünün alacağı ifadeyi görmek istedim. Open Subtitles أردت رؤية نظرة وجهه عندما يرى ما فعلت بسيارته
    Hey, bahse girerim yolda gördüğünüz arabası bozulan adam buydu. Open Subtitles هيي , اراهن ان هذا هو الشخص الذي قلت ان لديه مشاكل بسيارته
    Kurbanlarından birisi, onu şehirli kızı olarak tanımlamış ve lüks arabasından etkilendiğini söylemiş. Open Subtitles أحد ضحاياها وصفها بالمحليّة، ومعجبة بسيارته الفاخرة.
    Tedavinin parasını verdi... arabasıyla o iki uyuşturucu satıcısını ezdi. Open Subtitles دفع أجور إعادة تأهيلك ضرب على تاجران مخدرات بسيارته
    Salgında bir şehri virüsten kurtarmak isterken aracıyla kaza yapıyor. Open Subtitles خلال تفشي المرض اصطدم بسيارته عند محاولته لانقاذ المدينة من الفيروس
    Onunla konuştum, Booth. Trafikte arabasının içindeydi. Open Subtitles لقد تحدثت معه يا بووث, كان عالقاً بسيارته في الزحمة المرورية

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus