| Ayakları da aynı. Ailesine Henüz sormadım, cesaret edemedim ama fazla parmakları aldırdıklarını düşünüyorum. | Open Subtitles | لم أسأل أهلها بعد, لم يجرؤ قلبي على هذا, |
| Son halini almamış gibidir, Henüz tam pişmemiştir. | Open Subtitles | كما لو أنهم لم ينتهوا بعد لم يكتملوا بعد |
| annemin eksikliği... Henüz tatmadığım bir duyguydu... bunun var olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | غياب امي كان شعور لم اعرفه بعد لم اعرف وجوده |
| Ne olduğunu Henüz bilmiyoruz. Düğüne gelmedi. | Open Subtitles | لست متأكداً مما حدث بعد لم يظهر في الزواج |
| Hayır, dönmeyecek çünkü bunları yapan kişi Henüz işini bitirmedi. | Open Subtitles | لا أريد لأن من يقوم بهذه الأفعال لم ينتهي بعد لم تنتهي بعد |
| Henüz okumadım,vakit bulamadım. | Open Subtitles | ما زلتُ لم أقرأه بعد. لم أجد الوقت اللازم. |
| Acele. Henüz bardak kırmadılar, değil mi? | Open Subtitles | لم ينته بعد لم يكسروا الزجاج بعد اليس كذلك |
| Ucuz bir otobüs firmasıyla seyahat etmiş olabileceğini düşünüyorlar ancak yeri Henüz tam olarak tespit edilebilmiş değil. | Open Subtitles | يعتقدون بأنه إنتقل بالحافلة السريعة ولكن مازالوا بعد لم يقرروا أين كان ذلك |
| Ama Henüz göremiyorum, sadece parçaları mevcut. | Open Subtitles | لكن لا يمكنني رؤيته بعد لم أرى كل أجزائه |
| Henüz bilemiyorum. Karar vermedim. | Open Subtitles | لا أستطيع القول بعد لم أفكر جيدأَ |
| Henüz bitmedi, şaşırmak için çok erken. | Open Subtitles | لم ينته الأمر بعد لم ترى شيئاً بعد |
| Ayrıca, Henüz bilmiyorum dedim, asla bilemeyeceğim demedim. | Open Subtitles | قلت لم اعرف من كتبها بعد لم أقل أبداً |
| İşimizi bitirmedik Henüz. Öleceksin. | Open Subtitles | لا , لا , ليس بعد لم ننهي عملنا بعد |
| Çok açık şekilde ortada.. Henüz değil.. Hayır.. | Open Subtitles | انه اصبح واضحا ليس بعد لم يوضح |
| - Henüz bilmiyoruz. | Open Subtitles | لا نعرف بعد لم يتزوج الضحية أبداً |
| - Henüz değil. Doğru zamanı bulamadım. | Open Subtitles | ليس بعد , لم أجد اللحظة المناسبة |
| ''Henüz kimi sevmeyi denemedik?'' diye sordum ben de. | TED | وسألته: "مَن بعد لم نحاول أن نحبه؟" |
| Yani, Henüz değil. Selam vermek için uğramadım. | Open Subtitles | ليس بعد لم أحضر لإلقاء التحية فحسب {\pos(190,195)} |
| Henüz bilmiyorum. Benim hiç olmadı. | Open Subtitles | لا أعرف بعد لم اجربها قط |
| Henüz süreç bitmedi. Mahkeme devam ediyor. Yargıç uyuşturucuyu yok sayabilir. | Open Subtitles | -الأمر لم ينتهِ بعد , لم يتم الحكم بعد , القاضى مازال يمكنه أن يقرر بحظر المخدرات . |