| Elimde bir Cin cüce var ve biraz altın istiyorum yoksa onu öldüreceğiz. | Open Subtitles | أنا لديّ العفريت و انا أريد بعض الذهب و إلا سنقتله. |
| Yüce efendi, burada biraz altın var, kızgın gitmeyin. | Open Subtitles | سيدي, إليك بعض الذهب لئلا تغادر وأنت غاضب |
| Pekala, istediğiniz bakır ve metal alaşımlarla birlikte hoş geldiniz, fakat biraz altın almak için paraya ihtiyacım var. | Open Subtitles | حسنا، مرحبا بك للحصول على كل النحاس والسبائك المعدنية التي تريد، لكنني سأحتاج شيئًا من المال للحصول على بعض الذهب. |
| biraz altın ister misin ihtiyar günahkar? | Open Subtitles | أتريد بعض الذهب ايها المذنب العجوز ؟ |
| Neden arkalarında biraz altın bırakmışlar? Bilmiyorum. | Open Subtitles | لماذا يتركون بعض الذهب خلفهم ؟ |
| biraz altın için sağ kolumu verirdim. | Open Subtitles | سأعطيك يدي اليمنى للحصول على بعض الذهب |
| biraz altın vereyim, tacımı. | Open Subtitles | أن احضر لك بعض الذهب أحضر لك تاجي؟ |
| Çocuklar biraz altın görmeye ne dersiniz? | Open Subtitles | تريدون رؤية بعض الذهب يا رفاق. |
| Neredeyse bunadım, biraz altın bulalım. | Open Subtitles | لنجد بعض الذهب. |
| Neredeyse bunadım, biraz altın bulalım. | Open Subtitles | لنجد بعض الذهب. |
| biraz altın yatırımı yapmış. | Open Subtitles | لقد أكتسب بعض الذهب |
| Hadi gidip biraz altın çalalım. | Open Subtitles | دعونا نذهب نسرق بعض الذهب. |