| Evet onlara gerçek iş sağlayabilir, ticareti öğretebilir, üretim yapabiliriz. | Open Subtitles | نعم ، نستطيع تكليفهم بعمل حقيقي نعلمهم الحرف ، و الإنتاج |
| Şimdi bilim insanı arkadaşlarımla gerçek bir iş yapacağız. | Open Subtitles | وأنا على وشك الذهاب مع أصدقاء العلم، ونحن على وشك القيام بعمل حقيقي. |
| Silah parlatmak yerine neden gerçek bir iş yapmadığınızı merak ediyorsunuzdur. | Open Subtitles | تتسائلن من أين ليّ جعلكن تلمعن حقيبة أسلحة بدلًا من قيامكن بعمل حقيقي |
| Bizim gibi iki budala Gerçek bir işte. Hapisteki boyama dükkanında çalışmaktan iyidir. | Open Subtitles | مجموعة من الحثالة مثلنا يعملون بعمل حقيقي خارج السجن |
| İki yıldır gerçek bir iş yapmadım. | Open Subtitles | نعم أنا لم أحظى بعمل حقيقي منذ سنتان |
| Basketbol gerçek bir iş değil. | Open Subtitles | كرة السلة ليست بعمل حقيقي |
| Basketbol gerçek bir iş değil. | Open Subtitles | كرة السلة ليست بعمل حقيقي |
| Yeniden gerçek bir iş yapmak iyi hissettirdi sanırım. | Open Subtitles | اقول بعمل حقيقي مجدداً |
| - O gerçek bir iş değil. | Open Subtitles | -هذا ليس بعمل حقيقي . |
| Seninki gibi Gerçek bir işte çalışmak istiyorum. | Open Subtitles | أريد القدرة على القيام بعمل حقيقي مثلك |
| Gerçek bir işte çalıştığım için öyle olduğumu sanıyorsun. | Open Subtitles | تفترض ذلك لأنني أقوم بعمل حقيقي. |
| Gerçek bir işte çalışmayı bile denedi. | Open Subtitles | لقد تعب على القيام بعمل حقيقي |