| kararımı verirken bunun doğru olup olmaması önemli değildi. | Open Subtitles | سواء كان هذا الصبي هو أو لم يكن فهذا لا علاقة له بقراري |
| Düşese kararımı bildirirken lütfen çok nazik olun. | Open Subtitles | رجاءً، تفضّلي مشكورة بإبلاغ الدوقة بقراري هكذا سيكون الوضع |
| kararımı verirken deneyimin ve eğitimin önemli birer faktör oldu. | Open Subtitles | درجت خبرتك و مستواك التعليمي هو ثقيل جداًَ بقراري |
| Bunun üzerine kafa yormak, dua etmek istiyorum, size kararımla birlikte döneceğim. | Open Subtitles | أريـد أن أفكـر مليـا في هـذا صـلوا على ذلك و سأعود بقراري |
| Benim kararımla dul kalan her kadın babasız büyüyen her çocuk onlar benim kararımın sonucu. | Open Subtitles | كل سيدة أصبحت أرملة بقراري.. كل طفل سينضج بدون أب.. هم قرارتي. |
| Ama inandığım şeyin arkasında dik durdum ve kararımdan dönmedim. | Open Subtitles | لكن وقفت متمسكاً بقراري وأصبح قراري السادي |
| Sana kararımı söyleyeceğim. O zamana kadar Aden'i terk etmen yasaklandı. | Open Subtitles | سأخبرك بقراري بخصوصك حتى ذلك الوقت, لا يسمح لك بمغادرة "عدن". |
| Sana kararımı söyleyeceğim. O zamana kadar Aden'i terk etmen yasaklandı. | Open Subtitles | سأخبرك بقراري بخصوصك حتى ذلك الوقت, لا يسمح لك بمغادرة "عدن". |
| Bu işle ilgilenmem lazım. kararımı sana sonra bildiririm. - Neredeymiş? | Open Subtitles | يجب عليّ الإهتمام بهذا الأمر، لذا سأعلمك بقراري لاحقاً. |
| kararımı önceden vermeseydim bile.. | Open Subtitles | -إنه مجنون حتى لو لم أكن عازمًا بقراري لكان ما قاله قد حسمه |
| Ama bu kararımı sorgulamama neden olmuyor. | Open Subtitles | ولكن هذا لا يجعلني أشكك بقراري |
| Birlikte yemek yeriz ve size kararımı açıklarım. | Open Subtitles | سنتناول الغداء معاً وسأعلمك بقراري |
| Verdiğim kararla ilgili bir sorun varsa, kararımı sorgula. | Open Subtitles | إن كان لديك مشكلة بقراري شكك به |
| Yarın sana kararımı bildiririm. | Open Subtitles | أيمكنني أن أخبرك بقراري غداً ؟ |
| kararımı verdim, ve artık orada çalışmıyorum. | Open Subtitles | لقد قمت بقراري ولا أعمل هناك بعد الأن |
| Son kararımı verirken düşündüm taşındım. | Open Subtitles | الذي جعلني ان اقوم بقراري النهائي |
| Büyük kararımı kutlamaya gelecek. | Open Subtitles | إنها سوف تمر علي للإحتفال بقراري الكبير . |
| Pozisyonu biliyorum. kararımla ilgili riskleri biliyorum. | Open Subtitles | -أعرف الوضع وأعرف المخاطر المتعلّقة بقراري |
| Bunun benim kararımla ilgisi olmadığını. | Open Subtitles | أعتقدُ بأن هذا ليسَ له .علاقة بقراري |
| Onun kararımla ilgisi yok. | Open Subtitles | التي ليس لها أي علاقة بقراري |
| Söyledikten sonra tepki vermeyin çünkü kararımdan memnunum. | Open Subtitles | بعدما اقوله, لا اريد من أي أحد ان يرد لأني سعيده جداً بقراري |
| Ama, kararım size ne kadar haksız gelirse gelsin, saygı göstermek zorundasınız. | Open Subtitles | ولكن يجب عليكم ان تعدوني انكم ستلتزمون وتنفذون قراري بغض النظر عن الظلم الذي ترونه بقراري |