| Kreelonlar evrenin aciz yaratıklarıdır. Kar topu mu attılar? | Open Subtitles | .إنهم حثالة المجتمع ،إنهم يرمون بكرات الثلج |
| Tamam. Hadi bakalım. Ne yazık ki,Koç Gebhardt burda olup sana "kız" deyip suratına basketbol topu fırlatmıyor. | Open Subtitles | ــ حسناً ــ حسناً من المؤسف أن المدري غيبهارت ليس هنا لبنعتك بفتاة ويلقي بكرات السلة على وجهك |
| Ve eğer burada olsaydı gözlerinden çıkan ateş toplarıyla İngilizleri kül ederdi. | Open Subtitles | ولو كان هنا فقد يفني الإنجليز بكرات نار من عينيه |
| Eh, X-ray görüşüm, ağzımdan ateş çıkması ve tenis toplarıyla güldürme özelliğim var. | Open Subtitles | حسناً ، هناك نظري بالأشعة تحت الحمراء وأنفاسي النارية ، وأثير الضحك بكرات التنس |
| İtfaiyeciler yangınları yapmak. Biz ateş topları yapmak. | Open Subtitles | الإطفائيون يقومون بالحرائق نحن نقوم بكرات النار |
| Tenis topuyla vurmak gibi bir şey. | Open Subtitles | إن الأمر كما لو كنا نقذفهم بكرات التينيس |
| Kedilerin kuyruklarına yanan top bağlamaya bayılan bir çocuk tanıyorum. | Open Subtitles | أعرف طفلا كان يستخدم أذيال القطط ويربطها بكرات التنس وكان يعيش اللحظة |
| Fakat kafası bilye dolu gibi boynunun üzerinde dönüyordu. | Open Subtitles | لكن رأسه كانت ملوية على رقبته كأنه ملئ بكرات ارتكاز حديدية؟ |
| Saçlarında bigudi kullandın mı hiç? | Open Subtitles | هل سبق لكِ ان استخدمت بكرات الشعر الساخنة؟ |
| Bugün makaraları sen takacaksın. | Open Subtitles | اليوم ستحمِّل بكرات الفيلم بمفردك. |
| 16 tane intihar yeleğinin tamamen seramik bilyelerle doldurulduğunu bunların metal detektörden ve ülkedeki her kontrol noktasından geçtiğini hayal et. | Open Subtitles | تخيل 16 صديري لإنتحاريين ممتلئه بكرات السيراميك تعبر كاشفات المعادن بنقاط التفتيش في بلدك |
| Öğretmen olarak ilk günümde, beş tükürük topu ve bir ev yapımı Çin yıldızı tarafından vurulmuştum. | Open Subtitles | خلال أول يوم لي بالتعليم حصلت على 5 ضربات بكرات بصاق وضربة بنجم صيني محلى |
| Koca bir çanta dolusu futbol topu, bira, Xbox oyunları var. | Open Subtitles | لدي حقيبة كبيرة ملئة بكرات القدم و البيرة و آلعاب إكس بوكس |
| Toothless bir ateş topu göndererek onu havaya uçurabilir. | Open Subtitles | توثليس يستطيع ان يهدم هذا السور بكرات النار |
| Sonra da birbirimize kar topu mu atıyorduk? | Open Subtitles | لنلهوا بالترامي بكرات الثلج في اللحظة التالية؟ |
| Karda kaymak, kar topu kavgaları ... ve Noel! | Open Subtitles | يمكنك التزلج، واللعب بكرات الثلج أيضاً |
| Beyzbol toplarıyla donanmış risk altında 50 çocuk Uyuşturucu istiyor ve çok şükür arayı sadece Charleston Crew yiyerek geçirdiler. | Open Subtitles | لدينا 50 ضحية محتمله مسلحون بكرات البيسبول و يطالبون بالمخدرات كما أنهم في فترة الإستراحة |
| Yüzlerce adam öldürmüştür, ve eğer burada olsaydı, gözlerinden çıkan ateş toplarıyla | Open Subtitles | إنه يقتل الرجال بالمئات. و إذا كان هنا فسيهلك الإنجليز بكرات من عينيه... |
| Florence'la oynayıp tenis topları yakaladığımı hatırlıyorum. | Open Subtitles | ذكرياتي الأولى كنت امسك بكرات التنسُ مَع فلورينس. |
| Beni tenis topları olan beyaz bir odaya koyup ateş etti amına koyduklarım! | Open Subtitles | لقد وضعوني في غرفة بيضاء مليئة بكرات المضرب... وأخذوا يطلقون النار عليّ. |
| Pingpong topuyla ne yaptığını görsen inanamazsın. | Open Subtitles | لن يمكنك ان تصدق ما يمكنها ان تفعل . بكرات البينج بونج |
| Büyük Afro saçlarımız yok, ve kısacık şortlar ile kırmızı, beyaz, mavi renkli top ile oynamıyoruz. | Open Subtitles | ليست لدينا شعور كثّة ولسنا نلعب بكرات ذات ألوان حمراء بيضاء وزرقاء. وبسراويل قصيرة. |
| İnsan niye bilye dolu bir vazoyu görmez ki? | Open Subtitles | من لا يرى مزهرية مليئة بكرات اللعب؟ |
| Doktor hanım, saçlarınıza bigudi sarayım mı? | Open Subtitles | لما لا تسمحين لي ان اضع شعرك في بكرات ؟ |
| Bugün makaraları sen tak. | Open Subtitles | اليوم ستحمِّل بكرات الفيلم بمفردك. |
| 16 tane intihar yeleğinin tamamen seramik bilyelerle doldurulduğunu bunların metal detektörden ve ülkedeki her kontrol noktasından geçtiğini hayal et. | Open Subtitles | تخيل 16 صديري لإنتحاريين ممتلئه بكرات السيراميك تعبر كاشفات المعادن بنقاط التفتيش في بلدك |