| Buradaki çocuklar sözünü tutmakta çok da iyi olmadığını söylüyor. | Open Subtitles | أيها المأمور ، إن الصبية هنا يقولون أنك غير ملتزم بكلمتك |
| sözünü tutacağını ve arkasında duracağını gösteren bir şey yapmalısın. | Open Subtitles | ، من الأفضل أن تفعل شيئاً حتّى يتأكّد أنّكَ تتعهّد بكلمتك |
| Ama eğer bana söz verirsen sözünü tutmak için her şeyi yapacağından eminim. | Open Subtitles | لكني أعرف إنك إن قلت أنك ستفعل فأنك قد تقتل نفسك كي تلتزم بكلمتك |
| Tek pişmanlığım sözünün eri olduğunu sanmam. | Open Subtitles | ندمي الوحيد حين ظننتك ستلتزم بكلمتك معي |
| Sizde bir tane var ve alabileceğim söylendi, ...üzgünüm ama sizden sözünüzü tutmanızı bekliyorum. | Open Subtitles | لديكِ واحدة ولقد قيل لي بأنني أستطيع شرائه أنا آسفة ولكني مضطرة بأن أتمسك بكلمتك |
| Savaşırsak, bir araya gelirler. sözüne sadık mısın? | Open Subtitles | سيتحدوا بمجرد حدوث ذلك هل لىّ بكلمتك ؟ |
| Ne yani bu "yaşlı ibne" senin sözünü mü dinlemeli, çünkü sen onurlu bir siyah adasın öyle mi? | Open Subtitles | إذاَ الوغد العجوز يفترض أن يأخذ بكلمتك لأنك رجل صاحب كلمة شرف ؟ |
| Aslında, olaylar değiştiği halde sözünü tutmak istemen çok asilce. | Open Subtitles | في الواقع أعتقد من أنه من النبالة أن ترغب بالإحتفاظ بكلمتك عندما تغيرت الأمور |
| Sana Michonne'u verirsem sözünü tutacağını, buna bir son vereceğini nereden bileceğim? | Open Subtitles | إذا ما أعطيتك (ميشون) كيف أعرف أنك ستلتزم بكلمتك وأنك ستتوقف ؟ |
| Eğer doğru söylüyorsam, sözünü tutacak mısın? | Open Subtitles | لكن.. أنا أقول الحقيقة ستلتزم بكلمتك |
| Sen orada kendi sözünü vermiş oldun. | Open Subtitles | تعهّدت بكلمتك هنـاك |
| - Bilmiyorum. sözünü sakla. | Open Subtitles | لا ، أنا أثق بكلمتك فى هذا |
| Sen sözünü tuttun ben de tutacağım. | Open Subtitles | التزمت بكلمتك, و أعجبت بذلك ... ...لذا سأحتفظ بالمنجم . |
| -Bunun için sözünü alırım. -Güzel. | Open Subtitles | لقد اخذت بكلمتك شئ جيد |
| Pek de sözünü tutmadın Mathias değil mi? | Open Subtitles | "ولم تحتفظ بكلمتك,اليس كذلك,"ماثايس |
| Sözünün eri bir adam olduğun için teşekkür ederim. | Open Subtitles | شكراً لإلتزامك بكلمتك |
| Sözünün eri olduğun için çok memnunum. | Open Subtitles | يسرني كثيراً أنك تلتزم بكلمتك |
| Sansa Stark'ın kellesini asılı gördüğüm zaman sözünün eri olduğuna inanacağım. | Open Subtitles | سأعرف أنت رجل بكلمتك عندما أرى رأس (سانسا ستارك) معلقاً على رمح |
| Sizin sözünüzü dinleyeceğini mi zannediyorsunuz? | Open Subtitles | هل تعتقدين أنه سيعتبر بكلمتك هذه ؟ |
| Ayrıca bunu duyurursanız sözünüzü tutmanızı sağlayabilirim. | Open Subtitles | وبإعلان ذلك, أجعلك تلتزم بكلمتك |
| Yüzük, kalleştir. Seni sözüne sadık kılar. | Open Subtitles | الخاتم خطير سيلزمك بكلمتك |
| Yüzük, kalleştir. Seni sözüne sadık kılar. | Open Subtitles | الخاتم خطير سيلزمك بكلمتك |