| Paige bir enerji topu, o bir plazma topu çarptı çarptı değildi. | Open Subtitles | مما يعنى أن بايج لم تصب بكرة طاقة بل أصيبت بكرة بلازما |
| plazma, kılcal damarlardan sızmaya başladığında, deri ve dokular donmaya başlayacak. | Open Subtitles | بينما يَبْدأُ بلازما بتَسْريب خلال الحيطانِ الشعريةِ، الجلد والأنسجة يَبْدآنِ بالتَجميد. |
| Parçalanmış plazma, kırık ayna sanat eseri üzerindeki parçalanmış cam çerçeve. | Open Subtitles | شاشة بلازما مبعثرة , مرآة محطمة زجاج مكسور على العمل الفني |
| Orman çöplüğünde neden bir plazma jeneratörü inşa etsin ki? | Open Subtitles | لماذا قد يبني مولد بلازما من الخردوات في الغابة ؟ |
| 42 inç plazma tv, üstelik yanında Nba paketiyle birlikte. | Open Subtitles | الحصول على بلازما 42 بوصة مع الاتّحاد القوميّ لكرة السّلّة. |
| Sen sıvı ve plazma enjekte amniyon kesesi içine . | Open Subtitles | حيث يتم حقن سائل جنين و بلازما الى دخل الكيس |
| Bu 106 ekran bir plazma televizyonu çivi kullanmadan duvara sabitlemek için yeterlidir. | TED | وهو شيء كافٍ لإلصاق ست شاشات بلازما بحجم 42 بوصة على جدارك، من غير مسامير. |
| Bu lökositler bir kılcal damarınızı dolduracak kadar büyük bile olabilirler, Böylelikle önlerindeki plazma alanını açarlar | TED | وقد تكون كبيرة جدا وتكاد تملأ الشعيرة مما يسبب فجوة في بلازما الدم أمامها |
| Yanlış bir kanı da ateşin plazma olduğu, yani atomların elektronlardan ayrıldığı maddenin dördüncü hâli. | TED | أحد الأفكار الخاطئة هو أن النار بلازما وهي الحالة الرابعة من المادة التي تجرد فيها الذرات من الإلكترونات. |
| Buna karşın odun veya kâğıt gibi yakıtlar birkaç yüz derece yanarlar; bir plazma için düşünülen eşiğin çok altında. | TED | على العكس، يحترق الوقود مثل الخشب والورق عند حوالي المئات من الدرجات -أقل بكثير من عتبة ما تصبح بلازما عادةً. |
| Size söylüyorum bu İtalya Rovigo'daki sel felaketi kurbanlarına kan, plazma ve acil yardım malzemeleri yetiştirmeye çalışan acil bir uçuştur. | Open Subtitles | أخبرتك، بان هذة رحلة طيران للرحمة تحمل بلازما و دم وأجهزة طارئة لضحايا كارثة الفيضان الإيطالية في روفيجو |
| - plazma ekran olmasını şart koşmuştum. - Bu şartlar altında bunları bulabildim. | Open Subtitles | قلت تحديدا لا أريدها بشاشة بلازما سائلة وهذا تحيدا هو كل ما امكنني الحصول علية |
| -Hiç plazma yok, bir kaç sargı bezi var. Neredeyse hiç morfin kalmadı. | Open Subtitles | ليس لدينا زجاجات بلازما و ضمادات قليلة و لا يوجد اي مورفين |
| İhtiyacımız olanları biliyorsun. Sargı bezi, plazma. Yalvarabildiğin kadar yalvar. | Open Subtitles | ضمادات ,بلازما ,اي شيئ يمكنك ان تتسوله فتسوله |
| Tekrar tam kan sayımı iste. Ameliyathaneye plazma istiyorum | Open Subtitles | ارسل بطلب فحص كامل للدم من جديد وأريد بلازما الدم في غرفة العمليات |
| Cryoprecipitate ve dört ünite dondurulmuş plazma verildi. | Open Subtitles | لقد اعطيناه 4 وحدات من الـ كريوسبيتيت عن طريق بلازما الدم |
| Muhtemelen, plazma, insülin... diğer gezegendekilerde bulunmayan ilaçlar. | Open Subtitles | ربما تكون بلازما, أنسولين مهما كانو فهم غير كافيين لأقمار الحدود |
| Deneysel ilaçlar, plazma transfüzyonu. | Open Subtitles | المخدّرات التجريبية، نقل بلازما. لا شيئ من ذاك سيعمل. |
| Vinç, yangın söndürücü ve plazma meşalesi getirin. | Open Subtitles | نحتاج الي مصاعد يدوية واجهزة مكافحة نار ومصباح بلازما |
| Plazmik boşaltım. Yoğuşmayı partiküllerine ayırır. | Open Subtitles | أسلحة تطلق شحنة بلازما بوسعها تفتيت التكاثف |
| en büyük sorun hidrojen atomlarından oluşan plazmayı nasıl zaptedeceğimiz çünkü çok sıcak, temas ettiği herşeyi yakabilir | Open Subtitles | التحدي الأكبر هو كيفية احتواء بلازما ذرّات الهيدروجين انها حارة جدا، لدرجة أنها تحرق كل ما تلمسه |
| Kalp pili ya da plazmaferez için ameliyathaneye götürmeliyiz. | Open Subtitles | علينا أن نأخذها لغرفة العمليات لوضع ناظم للقلب أو تنقية بلازما الدم |
| Boynuzlu kertenkeleler, özelleşmiş kan plazması ile zehirli iğnelerine direnerek, hasatçı karıncaları tüketmişlerdir. | TED | تتغذى السحالي ذات القرون بكل سهولة على النمل الحاصد، بمقاومة لدغاته السامة مستخدمةً بلازما دم متخصصة. |