| Bence polisi arayıp, kayıp ihbarı yapmalıyız. | Open Subtitles | لا أعلم يجب أن نتَصل بالشرطة أوَلاً ونسجَل بلاغاً عن شخص مفقود أوَلاً |
| Son 24 saatte 18 kayıp ihbarı yapılmış. | Open Subtitles | لدينا 18 بلاغاً عن أشخاص مفقودين خلال الـ24 ساعة الماضية. |
| Evin içinde ateş edildiği ihbarı aldık. | Open Subtitles | لقد تلقينا بلاغاً عن دوي طلقات نارية بداخل المنزل. |
| Uh, bazı kayıp çocuklar ihbarında bulundunuz mu? | Open Subtitles | هل قدمت بلاغاً عن بعض الأولاد المفقودين ؟ |
| Belki de kampüs güvenliğine hırsızlık ihbarında bulunmalısın. | Open Subtitles | حسناً، ربما يجب أن تقدم بلاغاً عن السرقة لأمن الحرم الجامعي |
| Babanı bekliyorum. Şımarık eski sevgilimin kayıp olduğunu bildireceğim. | Open Subtitles | أنتظر الدخول لوالدك لكي أقدّم بلاغاً عن إختفاء صاحبي السابق المشاكس المختفي. |
| Babanı bekliyorum. Şımarık eski sevgilimin kayıp olduğunu bildireceğim. | Open Subtitles | أنتظر الدخول لوالدك لكي أقدّم بلاغاً عن إختفاء صاحبي السابق المشاكس المختفي. |
| Kaza ile ilgili ihbar geldi. | Open Subtitles | تلقيت بلاغاً عن تصادم |
| Bu süre zarfında sürekli aradık. kayıp ilanı bile doldurduk. | Open Subtitles | إننا نبحث طيلة الوقت وقدمنا بلاغاً عن شخص مفقود |
| Telsizimde bir ceset ihbarı duydum. | Open Subtitles | سمعتُ بلاغاً عن الجثّة عبر اللاسلكي. |
| Doğu Sacramento'daki bir otelden cinayet ihbarı aldık. | Open Subtitles | تلقينا بلاغاً عن وُجود جريمة قتلٍ في نُزل شرق (ساكرامنتو). |
| Kayıp ihbarında bulunmuşlar ama bir şey çıkmamış. | Open Subtitles | لقد رفعوا بلاغاً عن فقدانه، لكن لمْ يُفد بشيءٍ. |
| Niçin hiç kimse kayıp ihbarında bulunmamış, değil mi? | Open Subtitles | فلماذا لم يقدموا بلاغاً عن فقدانها ؟ |
| Soon Mi-sun'un 26 yıl önceki kaçırılmasını ihbar ediyorum. | Open Subtitles | أريد أن اُقدم بلاغاً عن قضية إختطاف (سون مي سن) قبل 26 عاماً |
| Bizim bulamadığımız kayıp ilanı verilen cüzdanlardan biri. | Open Subtitles | قدم بلاغاً عن محفظة سرقت ولم نستعدها |