"بل حتى" - Traduction Arabe en Turc

    • hatta
        
    • bile
        
    • da
        
    Ama birkaçı aslında sahiden DNA parçaları barındırıyor. Binlerce, hatta milyonlarca yıl hayatta kalmış parçalar. TED ولكن القليل منهم حقيقةً يحوي على أجزاء من الحمض النووي الذي نجى لآلاف، بل حتى لملايين السنين.
    hatta sevimli bir lakabı dahi var, sarıldığınızda salgılandığı için verilmiş "sarılma hormonu". TED على الإشهار الكافي الذي قد يحصل عليه أي هرمون. بل حتى أنه قد حصل على كنية، هرمون العناق، لأنه يطلق عندما تعانقون أحدا.
    Öyle ki, arabada kimseyle konuşamazdım bile; hatta müzik bile dinleyemezdim. TED بحيث لم أستطع حتى التحدث إلى أي أحد داخل السيارة بل حتى الاستماع إلى الموسيقى.
    Onların fiziki ve ruhsal sağlıkları düzelir, hatta aileleri bile daha mutlu olurlar. TED كما تتحسن صحتهم النفسية والجسدية، بل حتى أسرهم تكون أكثر سعادة.
    Yalnızca dilimizi değil, kültürümüzü ve insani haklarımızı da yok edeceksiniz. Open Subtitles أنت لن تزيل فقط لغتنا وثقافتنا . بل حتى حقوق الأنسان
    hatta kendinizi istekli hissediyorsanız bir beşlik çakın. TED بل حتى اضرب كفك بكفها إذا شعرت أن هذا ما تريد فعله.
    Diktatörler ve demagoglar cesaretlendirilmiş hatta ukala görünüyor. TED ويبدو أن الاستبداديين وزعماء الدهماء أكثر جرأة، بل حتى غرورًا.
    Bunları da oraya koyup kapatırız... böylece onları bir daha görmezsin, hatta düşünmezsin bile. Open Subtitles اذن, سنضع كل هذه الأشياء هناك ايضا ثم نسد الباب بلوح وهكذا لن ترينه ابدا ثانية بل حتى لن تفكرى به
    Gelecek sene daha iyi bir insan olacağım, hatta gelecek hafta. Open Subtitles سأكون شخصا أفضل السنَة القادمة، بل حتى الأسبوع القادم.
    Bu özel cinayet olayında, kurbanın kemeri ve seyahat çeki, bunun ilginç, hatta teatral olduğunu söyleyebilirsin. Open Subtitles وفي هذه القضية بالتحديد وصل المسافر وحزام الضحية ربما تقول هذا مثير بل حتى مسرحي
    Sonunda dalan kuşlar yunuslardan daha fazla oluyor ve hatta onları yiyeceklerden uzaklaştırıyorlar, ama yunusların yerine bir başka yırtıcı hayvan filosu geliyor - Open Subtitles سرعان ما تفوق الطيور الدلافين عدداً، بل حتى أنها تبعدها عن الوليمة. سرعان ما يحل نوع آخر من المفترسات محل الدلافين..
    Aslında kızmalıyım belki. hatta kendi alanımın ihlal edildiği hissine kapılmalıyım. Ama kapılmıyorum. Open Subtitles "أفترض أنّ عليّ أن أشعر بالانزعاج بل حتى بالانتهاك، و لكنّي لستُ كذلك"
    Dökülmemiş. Dökmüşler hatta çarpmışlar. Open Subtitles لم تنسكب القهوة بل سكبوها، بل حتى قذفوها عليه
    Bir keşif eriydi. hatta keşif eri bile değildi. Open Subtitles لقد كان مستكشفاً واحداً بل حتى ليس مُستكشفاً
    Kendini geliştirmek isteyen bir öğretmen bile bunu yapabilmek için gerekli araçlara sahip değil. TED بل حتى أن المعلم الجيد الباحث عن التطوير لايجد الأدوات لفعل ذلك.
    - O evle bile yüzleşebilirim artık. - Hayır Paula, sevgilim. Open Subtitles بل حتى استطيع ان اواجه هذا المنزل معك لا, يا حبيبتى بولا
    Şimdi kilo ile hareketsizliği birbirine bağlayan bu araştırmalar var, ayrıca artık kilo ile yaşadığımız yerleri ilişkilendiren araştırmalar da var. TED لذا لدينا هذه الدراسات الذي تربط الوزن بالخمول، بل حتى أكثر . لدينا الآن دراسات تربط الوزن إلى المكان الذي تعيش فيه.
    Sadece gene kamu yararı için olacak şekilde basit araştırmayı desteklemiyordu bu araştırmayı yapıyordu da. TED لم تكن تمول فقط البحوث الأساسية، والتي هي شأن عمومي بحت، بل حتى البحوث التطبيقية.

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus