| Bu miktarda uyuşturucu taşıyan biri niye birkaç kuruşluk fiş numarası çeksin ki? | Open Subtitles | لماذا شخص يتاجر بمخدرات ذو ربح كبير قد يضيع وقته في احتيال ذو ربح بسيط؟ |
| Ağlamayı kesemez çünkü uyuşturucu yoksunluğu çekiyor, seni orospu çocuğu. | Open Subtitles | لا يمكنه التوقف عن البكاء لأنه ممتلئ بمخدرات كيميائية أيها اللعين |
| Havaalanında çantasında uyuşturucu yakalanan Lawrence Gomes'in de olayla bir ilgisi bulunmadığı açıklandı. | Open Subtitles | لورانس غوميز الذي كان قد قبض عليه فى المطار بمخدرات برأ ايضا من تلك المخدرات التى وجدت فى حقيبته |
| Asıl saçma olan, ben yeni tasarlanmış lüks bir uyuşturucuyu bırak normal uyuşturucu kullanılan partilere dahi gitmem. | Open Subtitles | الأمر المثير للسخرية أني لا أتناول المخدرات العادية في الحفلات فما بالك بمخدرات جديدة؟ |
| Juarez uyuşturucu takımında baya ünlüdür | Open Subtitles | يشغل منصب كبير في خواريز مجموعة تتاجر بمخدرات |
| Herneyse, bu uyuşturucu değil. | Open Subtitles | على أية حال هذه ليست بمخدرات |