| Bu son. Bir daha sorunlarını dinlemek zorunda kalırsam, seni bir daha asla görmem. Anlıyor musun? | Open Subtitles | هذه آخر مرة, إن سمعت مجدداً بمشاكلك فلن أراك مجدداً, أتفهمني؟ |
| Ya burada kalır ve sorunlarının üstesinden geliriz ya da buradan gider ve sorunlarını da yanında götürürsün. | Open Subtitles | يمكنك البقاء هُنا، والتخلص من مشاكلكَ، أو يمكنك الذهاب بمشاكلك. |
| Kendi sorunlarını düşünmeyi bırak da bizim sorunlarımızı düşünmeye başla. | Open Subtitles | توقفي عن التفكير بمشاكلك وابدأي بالتفكير بمشاكلنا |
| Bunun zor olduğunu biliyorum. Ama Sorunlarınla insanları rahatsız edemezsin. | Open Subtitles | لكن ليس من اللائق أن تزعجي الناس بمشاكلك |
| Bir kez olsun partileri Sorunlarınla mahvetmeyip eğlenmemize müsade eder misin? | Open Subtitles | هل يمكنك لمرة واحدة فقط الاستمتاع بحفلة عوضاً عن جعلها تتعلق بمشاكلك الشخصية |
| Sen ona dertlerini anlatırsın o da onları senden uzaklaştırır. | Open Subtitles | تخبريها بمشاكلك, و هي ستُذهبها عنك. |
| Çek bir sandalye kızım. Profesyonellere sorunlarını anlat. | Open Subtitles | اسحبي كرسيّ يا فتاة وأفضي بمشاكلك للمحترفين. |
| Bu son. Bir daha sorunlarını dinlemek zorunda kalırsam, seni bir daha asla görmem. Anlıyor musun? | Open Subtitles | هذه آخر مرة, إن سمعت مجدداً بمشاكلك فلن أراك مجدداً, أتفهمني؟ |
| Bu son. Bir daha sorunlarını dinlemek zorunda kalırsam, seni bir daha asla görmem. Anlıyor musun? | Open Subtitles | هذه آخر مرة, إن سمعت مجدداً بمشاكلك فلن أراك مجدداً, أتفهمني؟ |
| Her görüştüğünüzde sorunlarını ona yüklüyorsun. | Open Subtitles | كل مرة ترينه، تأتين انتِ تأتين بمشاكلك عليه |
| Bütün sorunlarını benim üzerime yıkamazsın. | Open Subtitles | لا يمكنك أن تلقي بمشاكلك على عاتقي |
| ve bu pis koku, şey... ofisime gel ve bana sorunlarını anlat, Bay McMullen. | Open Subtitles | ويمكنك البقاء إدخل لمكتبي و أخبرني بمشاكلك يا سيد (ماكمالن)؟ |
| - Hayır! Aziz Patrick gününde olmaz. Güzel vakit geçiriyorsun ve sorunlarını düşünmüyorsun. | Open Subtitles | ليس بعيد القديس (باتريك)، تحظين بوقتٍ جيّد، ولا تفكّرين بمشاكلك. |
| - Anlat annene sorunlarını bebeğim. | Open Subtitles | -أخبري ماما بمشاكلك يا صغيرتي |
| Trudy'nin bütün sorunlarını senden uzaklaştırmasına izin ver. | Open Subtitles | دع (توردي) تقذف بمشاكلك |
| Bu şube senin kişisel Sorunlarınla ilgilenemez James. | Open Subtitles | هذا القسم لا يتعلق بمشاكلك الشخصية |
| Sorunlarınla bana gelmek yerine arkadaşlarınla tatile çıktın. | Open Subtitles | اقصد, عوضاً ان تلجأ إلي بمشاكلك أخذت تتجول لمدة شهر مع رفاقك . |
| Annem hep, "başkalarını kendi Sorunlarınla sıkma" derdi. | Open Subtitles | والدتي تقول دائما، "لا تزعجي الآخرين بمشاكلك." |
| Senin kendi dertlerini çözmen lazım kardeşim. | Open Subtitles | عليك التفكير بمشاكلك الخاصة |