| Gerçi bir geçit töreni hiç fena olmazdı. | Open Subtitles | مع أنه لكان لطيفاً أن احضى بموكب |
| geçit töreni gibi. | Open Subtitles | بل هي أشبه بموكب |
| Sana bir geçit töreni hazırlatırdım! | Open Subtitles | لاستقبلتك بموكب مهيب. |
| Hatta sokaklarda geçit yapılmasına izin verileceğini sanmıyorum. | Open Subtitles | في الحقيقة، لا أعتقد أنهم سيسمحون لك بموكب يجوب الشوارع. |
| Bu herifleri haklayacaksak, bir konvoy bile bulabilirim. | Open Subtitles | من أجل فرصة اسقاط هؤلاء الناس سأجيء بموكب |
| Helikopteri farklı bir alana inebilir ve buraya konvoyla getirilebilir. | Open Subtitles | يمكن لمَرْوَحِيّته أن تهبط في مكانٍ أخر و يمكن بعد ذلك إعادته إلى هنا بموكب سيارات |
| Filli ve atlı Bir geçit töreniyle | Open Subtitles | بموكب من الفيله و الخيول |
| Katedrale kadar konvoy gider. Arka yollardan. | Open Subtitles | سنقوم بموكب سيار من الكاتدرائية، من الطريق الخلفي. |
| konvoyla ofisine mi gideceksin? | Open Subtitles | هل ستذهب الى مكتبه بموكب سياراتك هذا |
| Polis konvoyla gelmem için ısrar etti. | Open Subtitles | أصرّ قسم الشرطة على أن أصل بموكب. |