| Sanırım, sabırsızlıkla yeniden bir araya gelecekleri günü bekliyor olmalı. | Open Subtitles | إنمها تنتظر بنفاذ صبر اليوم الذى ستلحق به |
| Annem bir sonraki Dorwell kitabınız için sabırsızlıkla bekliyor. | Open Subtitles | بسرعة أمّي تنتظرُ وصولُ كتاب المفتشِ الجديد دورويل بنفاذ صبر |
| sabırsızlıkla bağlanmasını bekliyorum. | Open Subtitles | أَنتظر بنفاذ صبر بينما يَتّصلُ. |
| 0rnithocheirus ininde sabırsızlıkla bekliyor, ve kendisini tımar etmekle meşgul. | Open Subtitles | ينتظر -الاورنثكيروص بنفاذ صبر في كهفه ويشغل نفسه بالتزين |