| Pazartesiye ertelendi. Önemli bir iş değildi. | Open Subtitles | تم تأجيلها ليوم الإثنين فجراحة الصمام الميترالي ليست أمرا خطيرا |
| Tammy Felton'ın ön duruşması süresiz olarak ertelendi. Ne? | Open Subtitles | الجلسة التمهيدية لتامي فيلتون تم تأجيلها لاجل غير مسمى |
| Tarifeli uçuşlar rötar yapar ama özel olanlar istediği haltı yapar. | Open Subtitles | لأن الرحلات الجويّة يتم تأجيلها ولكن الخاصة منّها، يإمكانها فعل ماتشاء |
| Uçak rötar yapmış olmalı. | Open Subtitles | أنا متأكدة أن طيارته تم تأجيلها أو شيء كهذا |
| Sormak istediğim milyonlarca soru var ama gemiye dönene kadar bekleyebilirler. | Open Subtitles | حسن، لديّ حوالي مليون سؤال أودّ طرحه عليكم ولكن بالإمكان تأجيلها حتّى نعيدكم للناقلة |
| Savaştan kaçınmak mümkün değildir, sadece düşmandan üstün olana kadar erteleriz. | Open Subtitles | لا مجال لتجنب الحرب يمكن فقط تأجيلها و ذلك في مصلحة عدوك |
| Pekala. Mahkeme bir hüküm için erteleniyor. | Open Subtitles | جيد جداً , هذه المحاكمة سيتم تأجيلها حتى النظر لشأنها |
| - Erteleyemez misin? | Open Subtitles | -ألا يمكنك تأجيلها لأسبوع اّخر ؟ |
| Uyuman gerekiyorsa akşama erteleyebiliriz. | Open Subtitles | يمكننا تأجيلها للمساء لو أردتِ النوم |
| Dalga geçiyorum. Aslında uçuşum ertelendi. | Open Subtitles | حسناً، أنا أمازحكم في الواقع، رحلتي تمّ تأجيلها |
| Kral toplantısı üç gün ertelendi ama Yun Dae katılamayacak. | Open Subtitles | أجتماعُ الملك قد أُجل لِثلاثة أيام لكن الطلبات الملكية لانستطيعُ تأجيلها |
| Duruşma ertelendi yine. Garip bir durum. - Ne zamana? | Open Subtitles | جسلة الإجتماع تم تأجيلها مجدداً، ولايمكنني معرفة السبب. |
| Ne yazık ki, görüşmeniz ertelendi beyefendi. | Open Subtitles | للأسف مقابلتك تم تأجيلها يا سيدي |
| Yedi saat rötar var. | Open Subtitles | تم تأجيلها سبع ساعات |
| - Evet. Uçak rötar yaptı. | Open Subtitles | الرحلة تم تأجيلها |
| San Francisco'da uçuşu rötar yapmış. Tanrıya şükür! | Open Subtitles | -رحلته تمّ تأجيلها في "سان فرانسيسكو " |
| Sormak istediğim milyonlarca soru var ama gemiye dönene kadar bekleyebilirler. | Open Subtitles | حسن، لديّ حوالي مليون سؤال أودّ طرحه عليكم ولكن بالإمكان تأجيلها حتّى نعيدكم للناقلة |
| Hadi ama. Beş dakika bekleyebilirler. | Open Subtitles | يمكنك تأجيلها خمس دقائق |
| Savaştan kaçınmak mümkün değildir, sadece düşmandan üstün olana kadar erteleriz. | Open Subtitles | لا يمكن تجنب الحرب و لكن يمكن فقط تأجيلها و ذلك في مصلحة عدوك |
| Çünkü rüyalar görünüşe göre Konuştuğumuz gibi erteleniyor. | Open Subtitles | لأن الاحلام يتم تأجيلها على ما يبدو حتى هذه اللحظة |
| - erteleyebiliriz. | Open Subtitles | يمكننا تأجيلها |