| Tarrlok iyi dileklerini iletti. Teklifini tekrar düşünmenizi istiyor. | Open Subtitles | تارلوك يرسل تحياته ويدعوك الى إعادة النظر في عرضه |
| Tarrlok, kesenin ağzını iyice açmış gördüğüm kadarıyla. | Open Subtitles | أرى أن هدايا تارلوك تزداد إسرافا أكثر فأكثر |
| Tarrlok ne kadar hediye gönderirse göndersin, özel birimine katılmayacağım. | Open Subtitles | لا يهم كم من الهدايا يرسل تارلوك أنا لن أنضم الى فرقته |
| Madem şehrin bana ihtiyacı var o zaman Tarrlok'ın özel birime katılıp Amon'a karşı mücadelesinde ona yardım edeceğim. | Open Subtitles | إذا كانت هذه المدينة بحاجة ألي. إذن سوف أنضم الى فرقة تارلوك وأساعد على قتال آمون |
| Bunu Meclis Üyesi Tarlokk ile konuşmalısınız. Oh, konuşacağım. | Open Subtitles | ستضطر للتحدث فى هذا مع عضو المجلس تارلوك |
| Tarrlok ensendeyken Sato malikânesini basmak oldukça riskli bir hamle. | Open Subtitles | مهاجمة قصر ساتو هى خطوة محفوفة بالمخاطر . عندما يكون تارلوك يراقبك |
| Son olarak Amon, Tarrlok'u pusuya düşürdü bükme gücünü aldı ve neredeyse avatarı da yakalıyordu. | Open Subtitles | (وفي أخر كمين لـ (أمون) أخذ فيه تسخير المستشار (تارلوك وكاد أن يٌمسك بالأفتار أيضاً |
| Bu Tarrlok'un nasıl dolunay olmadan kanımızı bükebildiğini açıklıyor. | Open Subtitles | هكذا أستطاع (تارلوك) تسخير دمائنا بدون البدر المكتمل |
| Burası benim evim, Tarrlok. | Open Subtitles | هذا منزلي تارلوك |
| Ben Meclis Üyesi Tarrlok. | Open Subtitles | أنا المستشار تارلوك |
| Bu kadar yağ çekmek yeter, Tarrlok. | Open Subtitles | كفا إطراء تارلوك |
| Tarrlok'ı geri çevirmene sevindim. | Open Subtitles | أنا سعيد أنك رفضت طلب تارلوك |
| Tarrlok, adınıza bir balo düzenliyor. | Open Subtitles | تارلوك يقيم حفلا على شرفك |
| Tarrlok'ın neyin peşinde olduğunu bilmiyorum. | Open Subtitles | لست متأكدا لما بخطط تارلوك. |
| Öncelikle, Tarrlok dediği kişi değil. | Open Subtitles | حسناً, أولاً, (تارلوك) ليس كما يَدعي |
| Sağ ol, Tarrlok. | Open Subtitles | شكرا تارلوك |
| Tarlokk! | Open Subtitles | تارلوك |