| Aptal olma enfeksiyon kapabilir.. 12 mil ilerde bir misyoner ocağı var. | Open Subtitles | هناك مهمة تبشيرية تبعد 12 ميلا يعالجون المصابين |
| Adanın karşı tarafında misyoner bir yerli yaşıyor. | Open Subtitles | الهندي في مرحلة تبشيرية ما على الجانب الآخر من الجزيرة أعتقد أنه راهب |
| Kesin sadece misyoner takılıyorlardı. | Open Subtitles | أوقن بأنها كانت تبشيرية بحتة. أوتعلمي, لو تمّ إمساككِ على ذلك سيكونُ |
| Diğer diyarlara din yayıcı olarak seyahat ettim. | Open Subtitles | لقد سافرتُ لأراضٍ آخرى في مهمات تبشيرية |
| Diğer diyarlara din yayıcı olarak seyahat ettim. | Open Subtitles | لقد سافرتُ لأراضٍ آخرى في مهمات تبشيرية |
| Zamanımın çoğu misyoner okulunda geçti. | Open Subtitles | قضيت وقتاً طويلاً في مدرسة تبشيرية |
| misyoner olarak diğer topraklara seyahet ettim. | Open Subtitles | لقد سافرتُ لأراضٍ آخرى في مهمات تبشيرية |
| Programın sorumlu ekonomisti Arnold Harberger kendisini ciddi bir misyoner olarak nitelendirdi. | Open Subtitles | أرنولد هاربرجر)، عالم الأقتصاد المسئول عن البرنامج) "يصف نفسه بـ "من كرس نفسه بأخلاص لمهمة تبشيرية |