| Sizden öğlene kadar, üç tane satmanızı istiyorum. | Open Subtitles | واريدكم ان تبيعوا لي ثلاثة بحلول وقت الغداء |
| Size morina balığını satmanızı öneririm. Menüdeki en pahalı yemeklerden biri. | Open Subtitles | اقتراحاتي لكم يا شباب, أن تبيعوا سمك القد. |
| Malı benden satın almanızı ve kendiniz için satmanızı istiyorum. | Open Subtitles | أريد منكم بأن تشتروا مني، و أن تبيعوا بأنفسكم، |
| Hiçbir şey satmayacaksınız. Hiçbir şey almayacaksınız. | Open Subtitles | اعتبارًا من الآن، إنتهيتم لن تبيعوا شيئًا ولن تشتروا شيئًا |
| Ürünlerinizi hiçbir yerde satmayacaksınız. | Open Subtitles | لن تبيعوا محصولكم في أيّ مكان. |
| Siz satana kadar, bedavaya çalışırım o zaman. | Open Subtitles | إذًا سأعمل بدون مقابل حتّى تبيعوا المنزل |
| - Bizim olan toprakları, bizden alıp bir başkasına satana değin, o para bizim değil o halde. | Open Subtitles | حتى تبيعوا الارض التي اخذتموها منا |
| Ama benim için şirketi satmanızı istemiyorum. | Open Subtitles | لكنني لا أريدكم أن تبيعوا الشركة بسببي |
| Artık ürünlerinizi Banshee'de satmayacaksınız. | Open Subtitles | لن تبيعوا محصولكم في (بانشي) بعد الآن. |