| Çizgiye hakim olursan, oyuna hakim olursun. | Open Subtitles | تحكم في خط التصادم تتحكم في اللعبة |
| Birisi daha baştan çıkarıcı yeni bir faşizm türünün çıkması, bununla birlikte diktatörlüklerin tam olarak faşist olmayabileceği ama tüm verileri kontrol altına alabileceği. | TED | أحدها هو عودة ظهور شكل مغر من الفاشية، وبجانب ذلك، ديكتاتوريات قد لا تكون فاشية تمامًا، ولكنها تتحكم في جميع البيانات. |
| Tek yapmam gereken, küresel çevreyi kontrol edecek bir makine. | Open Subtitles | كل ما علي فعله هو ان اصنع آلة تتحكم في البيئة حول الارض |
| Görmezden geldiğinizde o duyguların kontrol altında olduğunu sanıyorsunuz ama aslında onlar sizi kontrol ediyor. | TED | قد تظن أنك تتحكم في المشاعر الغير مرغوبة عندما تتجاهلها، لكن في الحقيقة هي تتحكم فيك. |
| Bu şu demek oluyor, şekli kontrol eden rakamlar, ben değilim. | TED | هذا يعني أن الأرقام هي التي تتحكم في الشكل، وليس أنا. |
| Yarattığımız bu oyunda, tabii ki, ekrandaki ahşap parçasını siz kontrol ediyorsunuz beyninizle. | TED | لكن بالطبع اللعبة التي أنشأناها، أنت تتحكم في الشكل الاخشبي على الشاشة هناك عن طريق عقلك. |
| Ve o dürtüleri kontrol edebiliyor duygularını kontrol etmek için beyninin kimyasallarını salgılamasını sağlıyor. | Open Subtitles | و هو قادر على التحكم بتلك الإنبعاثات ليجعل دماغك يخفي المواد الكيميائية التي تتحكم في عواطفك |
| Parasal güçlerin sözde özgür toplumların politik yapısını kontrol etmesine tanık oldum. | Open Subtitles | والإستهلاك الأعمى. وراقبت بينما السلطة المالية تتحكم في الكيان السياسي |
| Çizgiye hakim olursan, oyuna hakim olursun. | Open Subtitles | تحكم في خط التصادم تتحكم في اللعبة |
| Çizgiye hakim olursan, oyuna hakim olursun. | Open Subtitles | تحكم في خط التصادم تتحكم في اللعبة |
| Çizgiye hakim olursan, oyuna hakim olursun. | Open Subtitles | تحكم في خط التصادم تتحكم في اللعبة |
| Sadece öfkeni kontrol altına alman gerek, beni yaptığım gibi. | Open Subtitles | أنت تحتاج لأن تتحكم في غضبك كما أفعل أنا |
| Vücudumu kontrol edebilirsin belki ama asla yeteneğimi kontrol altına alamazsın. | Open Subtitles | -لربما يمكنك التحكم في جسدي ولكنني لن أدعك أبداً تتحكم في قدرتي أتسمعني؟ |
| Bu baskıyı nasıl kontrol altına alıyorsun? | Open Subtitles | كيف.. كيف تتحكم في هذا الالحاح؟ |
| Bunlar çağrı cihazlarınız, şu andan itibaren hayatınızı onlar kontrol edecek. | Open Subtitles | هذه هي منبهاتكم من الان هى تتحكم في حياتكم |
| Gezegendeki tüm ulusları ve her bir insanı kontrol edecek tek bir organizasyon. | Open Subtitles | منظمة واحدة تتحكم في كل أمة وكل شخص على هذا الكوكب. |
| Şirketler insan hayatının her bir anını kontrol edecek. | Open Subtitles | الشركة تتحكم في كل مظهر من مظاهر حياة كل النّاس |
| Amerikan bankaları parayı kontrol ediyor, böylece bizi de kontrol ediyorlar. | Open Subtitles | المصارف الأمريكية تتحكم في الأموال وبالتالي تتحكم فينا |
| Arz ve talep. Arzı kontrol ediyor, talebi yüksek tutuyorsun. | Open Subtitles | مبدأ العرض والطلب عندما تتحكم في العرض.. |
| Öyle ağır ki; çekim gücü, bütün Güneş Sistemi'ni kontrol ediyor. | Open Subtitles | ثقيلة.. لدرجة أن جاذبيتها تتحكم في النظام الشمسي كله |
| Örneğin, araştırmalar gösteriyor ki, oynamak, duyguları kontrol eden amigdaladaki sinir gelişimini uyarmaktadır. | TED | مثلا ، لقد أُثبت أن اللعب يحفز نمو الخلايا العصبية في الفص اللوزي، في المنطقة التي تتحكم في المشاعر. |
| Duygularınızı nasıl kontrol ediyorsunuz? | Open Subtitles | كيف تتحكم في مشاعرك تجاه هذه الماسي؟ |
| 36 ulusuda kontrol etmek istiyorsun. | Open Subtitles | لن تستطيع ان تتحكم في السته و ثلاثون عشيره هنا |
| Basının hayatımı kontrol etmesine hiç izin vermedim. | Open Subtitles | لم أدع أبداً الصحافة تتحكم في حياتي. |