| O zaman ilk dersin pratik olarak kibarca kaybetme sanatı. | Open Subtitles | إذن درسكِ الاول بسيط للغاية تتدربي على فن الخسارة بإتقان |
| Belki sadece pratik konusunda yetersizsindir. | Open Subtitles | حسناً, ربما فقط لم تتدربي جيداً على ذلك. |
| İstediğin kadar flört et, ama seni uyarmalıyım yahudi olmayanlarla sadece pratik yaparız. | Open Subtitles | غازليني كما تشائين، لكنني أحذرك لا تتدربي عليّ |
| Bence Kuzey Hava Tapınağı'nda diğer hava bükücülerle birlikte eğitim almak senin için harika bir fırsat olurdu. | Open Subtitles | أعتقد بأنها ستكون فرصة رائعة لك ِ بأن تتدربي مع المتحكمين بالهواء الآخرين في معبد الهواء الشمالي |
| Bir Tanrıdan eğitim almak adil değil. | Open Subtitles | ليس من العادل أنك تتدربي مع الأفضل |
| Artık sözleşmeli olduğuna göre pratik yapmak işine yarar dedim. | Open Subtitles | حسناً، بما أنك متعاقدة الآن، يمكنكِ أن تتدربي. |
| Daha fazla pratik yapman gerekirdi. | Open Subtitles | هذا خطأِك كان عليكِ أن تتدربي أكثر |
| Kateterlerin yerini değiştirme üzerine pratik yapacağına söz ver. | Open Subtitles | عديني فحسب بأن تتدربي على تركيب أجهزة القسطرة -أعدك |
| Bence sahibinin seni kovamayacağı bir hayvan üzerinde pratik yapmalısın. | Open Subtitles | ... ربما عليك أن تتدربي مع جروٍ والذي مالكهـ لايمكنهُ طردك ... |
| pratik yaparsan kolay. | Open Subtitles | لابأس ، سهل جداً بأن تتدربي |
| Daha çok pratik yapmalısın. | Open Subtitles | يجب أن تتدربي أكثر |
| Tabi ki. Japonya'da eğitim almadınız. | Open Subtitles | كلا، بالطبع "فأنتِ لم تتدربي في " اليابان |
| Astronot olmak için eğitim mi alıyorsunuz? | Open Subtitles | -هل تتدربي لتصبحي رائدة فضاء ؟ |
| Yapmak için eğitim almak gerekir. | Open Subtitles | يجب أن تتدربي لتفعليه |