| Üçlü dönüş yaptı. Her zamanki kadar iyi kayıyor. | Open Subtitles | دارت الثلاثية تتزحلق كما تتزحلق دائماً |
| Kesinlikle neşeyle, özgürce ve aşkla kayıyor. | Open Subtitles | بالتأكيد تتزحلق ببهجة وحرية وحبّ |
| Carrie Turner, kariyerinin bu aşamasında çok güzel kayıyor. | Open Subtitles | (كاري ترنر) التي تتزحلق بشكل جميل في هذه اللحظة |
| Çok fazla kayar, frenleri yoktur. | Open Subtitles | إنها تتزحلق كثيراً، وليست مزودة بفرامل |
| Hey paten kayar mısın? | Open Subtitles | هل تتزحلق على الجليد؟ |
| Seninle birlikte buzda kayması başka bir şey. | Open Subtitles | حسنا، شيء واحد أنها تتزحلق معك على الجليد |
| Gecenin yarısı, seni belediyenin önündeki donmuş kaldırımda kayarken toplamıştık. | Open Subtitles | في منتصف الليل، جئناك وأنت تتزحلق على الرصيف المثلج أمام البلدية |
| Ayaklarım kayıyor. | Open Subtitles | أن قدمي تتزحلق |
| Hey paten kayar mısın? | Open Subtitles | هل تتزحلق على الجليد؟ |
| Direkten aşağı kayması gerekiyor direğe tırmanması değil. | Open Subtitles | من المفروض أن تتزحلق لأسفل لا لأعلى |
| Pistteki kızlar seni kayarken gördü, onlar bilmiyor. | Open Subtitles | البنات في ساحة التزحلق رأينك تتزحلق إنهم لا يعرفون |