| bunu kabul etme ya da çıkma. | Open Subtitles | فإما أن تتقبل هذا أو توقف عن مواعدته لا يوجد حل وسط |
| Ya bunu kabul edersiniz ya da işe koyulursunuz. | Open Subtitles | الآن، يمكنك إما أن تتقبل هذا أو يمكنك البدأ بالعمل. |
| Bu benim bir parçam, Ve bunu kabul etmek zorundasın, | Open Subtitles | هذا جزء من شخصيتي ويجب أن تتقبل هذا |
| bunu kabul etmedikçe buradan canlı çıkamazsınız. | Open Subtitles | ما لم تتقبل هذا لن تغادر هنا حيا |
| O bunu kabul etmeyecek kadar inatçı ve sadık. | Open Subtitles | انها عنيدة جدا , ولن تتقبل هذا |
| Bu benim bir parçam ve bunu kabul etmene ihtiyacım varç | Open Subtitles | إنه جزء منِي , وأريدك أن تتقبل هذا |
| Ama sen bunu kabul etmek istemiyorsun. | Open Subtitles | تواجه (اوراتشي) لكنك لا تريد أن تتقبل هذا. |
| Ve bunu kabul etmek zorundasın. | Open Subtitles | وعليك أن تتقبل هذا |
| Zaman geçiyor ve o bunu kabul edemiyor. | Open Subtitles | الوقت يمر ولم تتقبل هذا |