| Bu da kusma ihtimaline karşı. | Open Subtitles | هذه لك وأنت تتقيّأ. |
| Tefe tarafından bir fırtına geliyor. Sakın kusma. | Open Subtitles | {\pos(192,200)}،(ثمّة عاصفة قادمة من (تيفا لا تتقيّأ! |
| Sakın kusma! | Open Subtitles | إيّاك أن تتقيّأ أو ما شابه! |
| Parti yosması ayakkabına kusana kadar eğlencelidir. | Open Subtitles | عادةً ما تكون عاهرة الحفل الصغيرة ممتعة إلى أن تتقيّأ على حذائي |
| Buna devam et, kusana kadar şınav çekeceksin. | Open Subtitles | واصل ذلك، وستقوم بتمرين الضغط حتى تتقيّأ. |
| Kalkma yataktan. Telsizin üstüne kusmanı istemiyorum. | Open Subtitles | إلزم فراشك فقط ، لا أريدك أن تتقيّأ على اللاسلكي |
| Çalıştığımız o kadar süre boyunca, kustuğunu ya da ağladığını hiç görmedim mesela. | Open Subtitles | طوال سنوات عملنا معاً، لم أرَها تتقيّأ أو تذرف دمعةً قطّ. |
| Sakın ben buradayken kusma, Bob. | Open Subtitles | (لا تتقيّأ عليّ يا (بوب |
| Sakın buraya kusma! | Open Subtitles | لا تتقيّأ هنا! |
| Parker, parmağı ona vermeni istiyor böylece Stephanie'ye gösterip, belki kusmanı sağlayabilir diye. | Open Subtitles | -باركر) يتمنّى لو تسمح له بالإحتفاظ بالإصبع) ... حتى يريه لـ(ستيفاني) وربّما يجعلها تتقيّأ |
| - ...kustuğunu ben bile bilmiyorum. | Open Subtitles | أو تتقيّأ ما بأحشائها على جانبي الطريق |