| Çocukluğumdan beri okul bayağı degişmiş. Ne cüretle orada dikilip öğrencilerimi korkutuyorsunuz? | Open Subtitles | إذا لقد تغيرت الدروس كيف تجروء على الوقوف هناك وإخافة الأطفال ؟ |
| Ne cüretle onun karşısında kılıcını çekersin? Kim olduğunu biliyor musun? | Open Subtitles | كيف تجروء على اشهار سيفك في وجوده الا تعرف من هو ؟ |
| Cece yanımda getireceğim kişi için davetiye vermemiş. Buna nasıl cüret eder? | Open Subtitles | تعطني بطاقة اضافية ، كيف تجروء ان لا تعطيني بطاقة اضافية |
| Bu ne cüret! Seksist köpek. | Open Subtitles | كيف تجروء أيها الخنزيز الحاقد على النساء |
| Doğal olarak üriner bir mesele değil çünkü geçmişinde deşmeye cesaret edemediğin üriner bir anından çok utanıyorsun. | Open Subtitles | طبيعي ألاّ تظنّها مشكلة بوليّة لأنّكَ محرج من مشاكلكَ البوليّة السابقة، لذا لا تجروء على التطرق للموضوع |
| Yalan söylemeye nasıl cesaret edersin! Bu düşmeyle olmaz! | Open Subtitles | كيف تجروء على الكذب ، هذا ليس من السقوط |
| Bana meydan okumayın kanuna karşı geliyorsunuz? | Open Subtitles | كيف تجروء على ان تكلمنا عن كسر القوانين؟ |
| Çocukluğumdan beri okul bayağı degişmiş. Ne cüretle orada dikilip öğrencilerimi korkutuyorsunuz? Özür dilerim. | Open Subtitles | إذا لقد تغيرت الدروس كيف تجروء على الوقوف هناك وإخافة الأطفال ؟ |
| Onca yıldan sonra kendini ne cüretle benim hayatıma sokmaya çalışırsın! | Open Subtitles | كيف تجروء , وتدخل نفسك في حياتي بعد كل تلك السنوات ؟ |
| Ne cüretle doğru kişiyle tanışmak hakkında benimle konuşursun? | Open Subtitles | كيف تجروء عن التحدث بأنك ألتقيت الشخص المنشود |
| - Jim, ne cüretle? - Hele de böyle bir zamanda. | Open Subtitles | جيم " , كيف تجروء ؟ " - رجاءً , ليس في وقت كهذا - |
| Sen ne cüretle torunum ile olan ilişkimi baltalamaya çalışırsın? | Open Subtitles | كيف تجروء على تشويه علاقتي مع حفيدي ? |
| - Ne cüretle beni suçluyorsun? | Open Subtitles | كيف تجروء ان تقول ان هذا خطئى؟ |
| Salak herif! Laboratuvarlarımdan birini kullanmaya nasıl cüret... | Open Subtitles | كيف تجروء على إستخدام أحد مختبراتي لنفسك... |
| Ölmeden önce gülmeye nasıl cüret edersin! | Open Subtitles | لا تجروء على الضحك حتى قبل أن تموت |
| Moğol birlikleri saldırmaya cüret bile edemeyecek. | Open Subtitles | . فقبائل المغول لن تجروء على مهاجمتنا |
| cesaret... edemezsin! | Open Subtitles | لا تجروء على فعل ذلك |
| Buraya gelmeyi cesaret edemez. | Open Subtitles | لن تجروء على القدوم إلى هنا |
| bunu bana yöneltmeye cesaret edemesin. | Open Subtitles | ألا تجروء أن تصنع هذا بي. |
| Bir de İhtiyara meydan okuma cüretini gösterebiliyorsun. | Open Subtitles | ؟ ومع ذلك تجروء وتقول أنك ستتحدى الرجل العجوز |
| Hangi cüretle bana meydan okursun! | Open Subtitles | كيف تجروء على أن تتحدانى |
| Hangi cüretle bana meydan okursun! | Open Subtitles | كيف تجروء على أن تتحدانى |