| Her birimiz, kişisel kıyametimizin gölgesinde yaşıyoruz. | TED | نحن جميعًا نعيش تحت ظل نهاية العالم كما في سفر الرؤيا. |
| Bunlar Mali İmparatorluğu hikayeleriyle büyüyen toplumlardı; Timbuktu'nun büyük kütüphanelerinin gölgesinde yaşadılar. | TED | تلك المجتمعات التي نشأت على سماع قصص إمبرطورية مالي؛ قد عاشت تحت ظل المكتبات العظمى لتمبكتو. |
| Çoğu orman, en yüksek kubbeleri oluşturan devlerin gölgesinde yaşar. | TED | معظم الغابة يعيش تحت ظل الأشجار العملاقة التي تشكّل أعلى مظلّة. |
| On sene boyunca aptal kardeşimin gölgesi altında yaşadım, ve şimdi, her şey onun aptal çocuğunun elleri altında. | Open Subtitles | لقد عشت 10سنوات تحت ظل أخي الأبله والآن كل شيئ في يد هذا الإبن الأبله |
| Pek çok erkeğin kılıç gölgesi altında veya namlu ucundayken dizlerinin bağının çözüldüğünü gördüm. | Open Subtitles | رأيت الكثير من الرجال المنكمشين ارتعاداً تحت ظل النصل أو فوهة السلاح |
| Yemeklerini yerler sonra da orada, o ağacın gölgesi altında başka şeyler yaparlardı. | Open Subtitles | و، آه، كانا يأكلان ثم يفعلا شيئاً آخر هناك تحت ظل شجرة. |
| Bu çamların gölgesinde, Tanrı'nın bana vereceği hayatın sonuna dek, huzurlu bir yaşam sürmek istiyorum. | Open Subtitles | سأعيش تحت ظل الصنوبر سأعيش في هذا النعيم بقدر ما يكتب لي من عمر |
| Kardeşim ve ben tarlayı biçmeyi henüz bitirmiştik ve karaağaç gölgesinde yemeğimizi yiyorduk. | Open Subtitles | انا واخي كنا قد انهينا للتو حصاد حقل من القمح وكنا نستمتع بالوجبة المسائية تحت ظل شجرة الدردار |
| Hepimiz açıkça görüyoruz ki Komünist Diktatörya, gücünü Rus Emperyalizmi'nin gölgesinde arttırmak için elindeki her imkanı kullanacaktır. | Open Subtitles | لقد أصبح واضحا لنا جميعا أن الديكتاتورية الشيوعية ستستغل أية وسيلة لتقوية سلطتها تحت ظل الإمبريالية الروسية |
| "Bir ağaç gölgesinde içilen limonataları." | Open Subtitles | هل تتذكرون احتساء عصير الليمون تحت ظل الشجرة؟ |
| Hayatım boyunca büyükbabamın şöhretinin gölgesinde yaşadım. | Open Subtitles | اني اعيش حياتي كلها تحت ظل عرش جدي المشهور |
| ve bu demekki o hala ablasının gölgesinde kalıyor. | Open Subtitles | وهذا يعني أنها بطريقةٍ ما دائمًا ما تكون تحت ظل شقيتها. |
| Bu biber ağacının gölgesinde tuğladan bir taraça ve bir çardak görüyorum. | Open Subtitles | اتعلم ، انا ارى طوب الساحة من شرفتي تحت ظل اشجار الفلفل تلك |
| 'Başkasının gölgesinde uzun süre yaşadığın zaman,' 'buna alışıyorsun.' | Open Subtitles | عندما تعيش تحت ظل شخص ما تبدأ بالتعود على الامر |
| Birinin gölgesinde yaşamak nasıldır bilirim. | Open Subtitles | أسمعي، أعرف مدى صعوبة العيش تحت ظل شخص آخر |
| O ceylan beni iki hurma ağcı gölgesi altında esir etti. | Open Subtitles | إحتجزتني أسير تحت ظل من نخلتين |
| Bu gece yıldızların gölgesi altında bekleyeceğim Suri'nin kafesinde, Veera'nın köyünde. | Open Subtitles | ... أنا أنتظر اللليلة تحت ظل النجوم فى مقهى سورى فى قرية فيرا ... |
| "Sizlere kapsamı geniş ve ağır bir askeri yenilginin gölgesi altında sesleniyorum. | Open Subtitles | "أتحدث إليكم جميعاً تحت ظل الهزيمة العسكرية الثقيلة وبعيدة المدى |
| Daha dün, Avrupa'yı bir botla nasıl gezebileceğiniz ve gezegenin bir adasından ötekisine nasıl yelken açabileceğinizle ilgili bir şeyler okuyordum ve adaların bazılarında, kalıp gezebileceğiniz Jüpiter'in gölgesi altında uyuyabileceğiniz kasabalar var. | TED | بالأمس فقط، كنت أقرأ عن الكيفية الي يمكن بها ركوب قارب على أوروبا والإبحار من جزيرة إلى أخرى في جميع أنحاء الكوكب، وتوجد في بعض الجزر القرى يمكنك البقاء فيها وزيارتها والنوم فيها تحت ظل كوكب المشتري. |