| En azından, konuştuğumuz... - bütün otoritelere göre. | Open Subtitles | حسنا ، على الأقل وفقا إلى كل حاكم تحدثنا إليه |
| Durakta konuştuğumuz sevkiyatçı, katilin hala araç kullanan bir taksi sahibi olabileceğini söyledi. | Open Subtitles | مراقب النقل الذي تحدثنا إليه أعتقد أنه قد يكون المجرم مالكاً خاصاً، شخص مازال يقود |
| konuştuğumuz kanıt memuru buranın son zamanlarda yenilendiğini söyledi. | Open Subtitles | قال شرطي الأدلة الذي تحدثنا إليه إنهم طوروا المنشأة حديثاً |
| Onunla konuşursak vazgeçebilir ona olan hislerimizi söyleriz. | Open Subtitles | ليس لو تحدثنا إليه ، لنشرح له شعورنا تجاهها ، قد يساعدنا بأن نبقيها بأمان. |
| Eğer sen ve ben konuşursak... | Open Subtitles | ...لو تحدثنا إليه |
| Borzin, Daniel ve Vala'yla birlikte kayboldu, konuştuğumuz hiç kimse bir şey bilmiyordu. | Open Subtitles | * إختفى * بورزين * مع * دانيال * و فالا و لا يوجد أحد أخر تحدثنا إليه يعلم أى شئ |
| konuştuğumuz bağımlıya ne oldu? | Open Subtitles | ماذا بشأن المدمن الّذي تحدثنا إليه ؟ |
| Bunu konuştuğumuz son adamdan aldık. | Open Subtitles | لقد أخذناها من آخر شخص تحدثنا إليه |
| konuştuğumuz Yüzbaşı Hazelton'a göre, eski sınıf arkadaşı, Blanchard, bir buhran geçirmiş. | Open Subtitles | ،وفقا لما قاله كابتن (هازلتون) الذى تحدثنا إليه ،أحد زملائه السابقين بلانشرد) أنهار) |
| Ama Washington'da konuştuğumuz herkes bize Birleşik Devletler'in ilgilenmesi için yapabilecek bir şeyin olmadığını söyledi. | Open Subtitles | لكن كل شخص في الحكومة (واشنطن) تحدثنا إليه قال من المستحيل أن تتدخل الولايات المتحدة في أمر |
| konuştuğumuz çocuk. | Open Subtitles | -بول سيمونز) ). الفتى الذي تحدثنا إليه. |
| Onunla konuşursak, Garibaldi'yi buluruz. | Open Subtitles | إن تحدثنا إليه سنجد (غاربالدي) |