| Eğer bir yerin fena şekilde acırsa, ...o zaman ağlamak Utanılacak bir şey değildir. | Open Subtitles | أنت مرهقة كما لو أنكِ آذيتي بشكل سيئ في مكان ما لذا فإن البكاء ليس شيئا تخجلين منه |
| Birisinden hoşlanmak Utanılacak bir şey değil. | Open Subtitles | اسمعي أن تكوني معجبة ليس أمرا تخجلين منه |
| - Martinez beni uyarmadı. - Bunda Utanılacak bir şey yok. | Open Subtitles | أنا لست مثارة جنسياً من قبل مارتينيز حسناً ، ليس هناك شيء تخجلين منه |
| Utanılacak bir şey değil bu, ama nasıl kontrol edeceğini öğrenmen gerek. | Open Subtitles | لا شيء تخجلين منه لكنه شيء تحتاجين معرفة كيف تتحكمين بها |
| Ortada Utanılacak bir şey yok. Bazı kızlar hemen kafayı bulur. | Open Subtitles | لا بأس, ليس هناك شيء تخجلين منه هناك بعض الفتيات اللاتي يعتبرن خفيفات |
| Cinselliği merak etmek, Utanılacak bir şey değil. | Open Subtitles | الفضول الجنسي ليس شئ تخجلين منه |
| - Utanılacak bir şey yok. Biraz kısa. | Open Subtitles | ــ بوث ــ ليس هناك ما تخجلين منه |
| Utanılacak birşey yok. | Open Subtitles | ليس هناك ما تخجلين منه |
| Burada Utanılacak bir şey yok. | Open Subtitles | لا شيء تخجلين منه |
| Bunda Utanılacak bir şey yok. Baba... | Open Subtitles | لا يوجد ما تخجلين منه |
| Utanılacak hiçbir şey yapmadın. | Open Subtitles | لم تقومي بشيء تخجلين منه. |
| Biliyorsun, Utanılacak hiçbir şey yapmadın. | Open Subtitles | لم تفعلي شيئاً تخجلين منه. |