| Güvenlikçiler cop taşıyor, Dan. Tabanca insanları korkutuyor. | Open Subtitles | حراس الأمن يمسكون بعصى صاعقة يا دان فالمسدسات تخيف الناس |
| İnsanları korkutuyor. | Open Subtitles | فهي تخيف الناس وترهبهم |
| Çünkü gerçek insanları korkutuyor. | Open Subtitles | لأن الحقيقة تخيف الناس. |
| Tatlım, o söylediğin şeyler eğer dikkatli olmazsan, insanları korkutur. | Open Subtitles | و لكن يا عزيزني، تلك الأشياء التي قولتيها يمكنها أن تخيف الناس إذا لم تكنِ حذرة، هل تفهمين؟ |
| Biyolojik savaş nahoştur ve insanları korkutur. | Open Subtitles | حرب الجراثيم االذي تتحدث عنها مقرفة، أنها تخيف الناس. |
| Seni tekrar sosyal ortama sokmaya çalışıyorum insanları korkutup kaçırmana değil. | Open Subtitles | في الواقع أنا أحاول إعادة دمجك في الدائرة الاجتماعية ولا أجعلك تخيف الناس ... |
| Nicklas! Böyle görünürken insanları korkutuyorsun. | Open Subtitles | نيكولاس أنت تخيف الناس حينما تكون بهذه الصورة |
| İnsanları korkutmamalısın! | Open Subtitles | لقد اخفتنى لا يجب ان تخيف الناس |
| "Terapi" kelimesi insanları korkutuyor. | Open Subtitles | الكلمة "علاج نفسي" تخيف الناس |
| İnsanları korkutuyor! | Open Subtitles | إنها تخيف الناس! |
| İnsanları korkutuyor. | Open Subtitles | تخيف الناس. |
| Mayter Ana yıllardır böyle hikayeler uydurarak insanları korkutup arazisine girmelerini engelledi. | Open Subtitles | قامت الأم (مايتر) بعمل جيد من خلال نشر القصص لأجيال لكي تخيف الناس وتبعدهم عن الأرض |
| - İnsanları korkutuyorsun. | Open Subtitles | -أنتَ تخيف الناس |
| İnsanları korkutuyorsun. | Open Subtitles | إنك تخيف الناس |
| İnsanları korkutmamalısın. | Open Subtitles | لا يجب أن تخيف الناس |