| Yine pisi pisine gitti. Tüm işimiz mahvoldu. | Open Subtitles | لقد تدمّرت أعمالنا وكل ما فعلناه قد ذهب سُدى مجدّداً |
| Tüm hayatı, bu olay yüzünden mahvoldu. | Open Subtitles | فقد تدمّرت حياته برمتها بسبب... تلكَ الحادثة |
| Senden daha olgun, daha mahvolmuş kariyerler gördüm. | Open Subtitles | لقد رأيت مسيرات مهنية أكثر خبرة منكِ تدمّرت لأشياء أقل، |
| İyi. Tamam. Navigasyon merkezi tamamen mahvolmuş. | Open Subtitles | جيّد، حسناً جميع دارات الملاحة تدمّرت كلّيّاً |
| Böylece gelişmiş ve harika bir dünya dehşet verici boyutlardaki bir facia tarafından en verimli zamanında yok edildi. | Open Subtitles | ، وهكذا ، أروع وأجمل عالم تدمّرت في أوجهها بسبب كارثة فاجعة ومؤلمة |
| Yani yıldız geçitleri imha edildi. | Open Subtitles | تدمّرت بوّابات النجوم إذاً |
| Patlamada çok fazla Tahrip olmuş. | Open Subtitles | يبدو أنّها ساعة يد وقد تدمّرت كلّياً في الإنفجار |
| Şirketim mahvoldu. | Open Subtitles | لقد تدمّرت شركتي. |
| Hayatım mahvoldu! | Open Subtitles | تدمّرت حياتي |
| Sadece senin hayatın mahvolmuş gibi davranmayı bırakmanı istiyorum. | Open Subtitles | أريدك أن تتوقف عن التصرّف وكأن حياتك هي الوحيدة التي تدمّرت. |
| Hayatı mahvolmuş. | Open Subtitles | حياته تدمّرت بالكامل |
| Fasulyeler, ölürken devler tarafından yok edildi. | Open Subtitles | تدمّرت الفاصولياء بموت العمالقة |
| Taşıyıcı yok edildi. | Open Subtitles | -لقد تدمّرت مركبة النقل |
| Ba'al'ın gemisi imha edildi. | Open Subtitles | تدمّرت مركبة (بعل) |
| DNA örneğiyle ilgili. Tahrip edilmiş. | Open Subtitles | إنّها عيّنة الحمض النوويّ لقد تدمّرت |